
Gökçe Kırgız Taner - Coşkun Sabah
Gökçe Kırgız Taner - Coşkun Sabah
Resmi Bilet Satış Noktaları
Ucuz fırsatları ve son fiyatı gör!
Bilet fiyatları değişkenlik gösterebilir
Detaylar
Gökçe Kırgız Taner - Coşkun Sabah 6 Kasım 2026’da Mahsus Sahne, İstanbul’da gerçekleşecek etkinlik için bilet fiyatları 3.000 TL ile 3.300 TL arasında değişiyor. Coşkun Sabah etkinlikte sahne alacak. Bilet fiyatlarını EventPal’da Biletix ve Bubilet satış noktaları üzerinden karşılaştırabilirsiniz. Satış noktaları arasında 300 TL’ye varan fiyat farkı bulunduğu için güncel bilet seçeneklerini, mekan ve tarih detaylarını karşılaştırarak inceleyebilirsiniz.
- 18 yaş sınırı vardır.
- Etkinlik kapı açılış saati 21:00, etkinlik başlangıç saati 21:30 Genel girişlerde mekan içerisinden tüketim zorunludur.
- Menü içerik ve masa seçimi için 0530 101 9898 numaralı rezervasyon hattımızla iletişime geçilmelidir.
- Masalarımız min. 2 kişilik, localarımız min. 3 kişiliktir.
Sanatçı Hakkında
Coşkun Sabah
Coşkun Sabah, Türk sanat müziği ile popüler müzik arasında kurduğu kendine özgü yorum dili, besteciliği, ud icrası ve sahne performanslarıyla özellikle 1980’li ve 1990’lı yılların Türk müzik dünyasında önemli bir yer edinen şarkıcı, besteci ve ud sanatçısıdır. “Hatıram Olsun”, “Aşığım Sana”, “Anılar”, “Baharı Bekleyen Kumrular Gibi”, “Son Buluşmamız”, “Benimsin”, “Alıştım Sana” ve “Bir Pazar Günü” gibi eserlerle geniş kitleler tarafından tanınan Sabah, kariyerine bir solistten önce profesyonel bir ud icracısı olarak başlamıştır. Klasik Türk musikisi eğitimiyle yetişen sanatçı, zaman içerisinde udu yalnızca eşlik enstrümanı olmaktan çıkarıp sahne kimliğinin merkezine yerleştirmiş; romantik şarkıları, uzun enstrümantal taksimleri ve güçlü melodik besteleriyle kamuoyunda “Coşkun Sabah tarzı” olarak anılan bir performans anlayışı geliştirmiştir.
16 Ekim 1952’de Diyarbakır’da doğan Coşkun Sabah, çocukluk yıllarını da bu şehirde geçirdi. Müziğe ilgisinin oluşmasında ailesinin önemli bir etkisi vardı. Babası Tekin Sabah terzilik yapmasının yanında amatör olarak ud çalıyordu ve Sabah ailesinin evinde düzenli olarak musiki meclisleri kuruluyordu. Coşkun Sabah böyle bir ortamda büyürken henüz dokuz yaşındayken babasına ait cümbüşü kendi kendine çalmaya başladı. İlkokul eğitimini Diyarbakır’daki İnönü İlkokulu’nda tamamladı. Ortaokulun ilk yılının ardından ailesi, ağabeyi Bülent Sabah’ın üniversite eğitimi başta olmak üzere çocukların eğitim olanakları nedeniyle İstanbul’a taşındı.
İstanbul’a yerleşmesi Coşkun Sabah’ın müzik yaşamının profesyonelleşmesinde belirleyici oldu. Eğitimine İstanbul’da devam ederek Atatürk Lisesi’ni bitirdi. Ailenin komşuları arasında bulunan ve uzun yıllar üniversite korolarıyla yaptığı çalışmalarla tanınan müzik eğitimcisi Süheyla Altmışdört, Sabah ailesinin evindeki meşklere katılıyor ve kardeşlerin müzikal yeteneğini yakından gözlemliyordu. Altmışdört’ün teşvikiyle Coşkun Sabah ve ağabeyi Bülent Sabah, İstanbul Belediye Konservatuvarı’na yöneldi.
Coşkun Sabah 1968 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda eğitim almaya başladı. Konservatuvardaki eğitimi, çocukluğundan beri içinde bulunduğu geleneksel musiki ortamını akademik bir altyapıyla birleştirmesini sağladı. Henüz öğrenciyken 1970 yılında konservatuvarın İcra Heyeti’ne kabul edildi. 1972’de ise İstanbul Radyosu Klasik Korosu’nda ud çalmaya başladı. İcra Heyeti’ndeki çalışmalarını 1979 yılına kadar sürdürürken, 1976 yılında Devlet Türk Müziği Korosu’nda ud sanatçısı olarak görev yapmaya başladı. Bu dönem, Coşkun Sabah’ın henüz şarkıcı kimliğiyle geniş kitleler tarafından tanınmadığı ancak Türk musikisi çevrelerinde güçlü bir ud icracısı olarak dikkat çektiği yıllardı.
Ailesinin ekonomik açıdan zorlandığı bir dönemde Coşkun Sabah ile ağabeyi Bülent Sabah profesyonel olarak sahne almaya da başladı. İki kardeş çay bahçelerinde müzik yaparak aile bütçesine katkıda bulunuyordu; Bülent Sabah keman, Coşkun Sabah ise ud çalıyordu. Daha sonra küçük kardeşleri Taşkın Sabah da önce darbuka, ardından kanun çalarak ağabeylerine katıldı. Bu yıllar, Coşkun Sabah’ın konservatuvar ve radyo disiplininin yanı sıra doğrudan seyirci karşısında sahne deneyimi kazanmasını sağladı.
Ud icrasındaki başarısı ilerleyen yıllarda gazino dünyasının da dikkatini çekti. Çeşitli gazinolardan gelen teklifleri kabul eden Sabah, profesyonel sahne yaşamının yoğunlaşması nedeniyle Devlet Türk Müziği Korosu’ndaki görevinden ayrıldı. Gazinolarda dönemin önemli sanatçılarına uduyla eşlik etmeye başlayan Coşkun Sabah, kısa süre içerisinde yalnızca icracılığıyla değil, beste yeteneğiyle de tanınmaya başladı.
Coşkun Sabah’ın profesyonel bestecilik kariyerindeki ilk önemli çalışmalardan biri Emel Sayın tarafından seslendirilen “Gel Kalbime Gir” oldu. Geniş kitlelere ulaşan ilk bestelerinden biri ise Bülent Ersoy’un yorumladığı “Baharı Bekleyen Kumrular Gibi” idi. Ardından “Beddua”, “Toprak Alsın Muradımı”, “İşte Bu Bizim Hikayemiz” ve “Dert Çekmeye Gidiyorum” gibi besteleri Bülent Ersoy, Emel Sayın, Adnan Şenses ve Neşe Karaböcek gibi dönemin tanınmış yorumcularının repertuvarlarına girdi. Böylece Sabah, solist olarak büyük çıkışını gerçekleştirmeden önce Türk müziği dünyasında besteci ve ud sanatçısı kimliğiyle güçlü bir yer edinmişti.
Şarkıcılığa geçişinde gazino sahnelerinde yaşadığı deneyimler önemli rol oynadı. Bülent Ersoy’un Maksim Gazinosu’ndaki programlarında Coşkun Sabah’ın besteleri seslendirilirken zaman zaman mikrofon besteci olarak kendisine uzatılıyordu. Sabah’ın eserlerini kendi yorumuyla seslendirmesi seyirciden ilgi görünce yapımcıların da dikkatini çekti. Aynı dönemde Ferdi Özbeğen’in piyano eşliğinde tek başına gerçekleştirdiği sahne performanslarından etkilenen Sabah, benzer bir yaklaşımı kendi ana enstrümanı olan ud üzerinden geliştirebileceğini düşündü. 1980 yılı civarında solistlik kariyerine ağırlık vermeye başladı.
Coşkun Sabah’ın solo diskografi serüveni 1981 tarihli “Aşk Kitabı” ile başladı. İlk albümünü “Bir Pazar Günü”, “Son Buluşmamız” ve sonraki çalışmalar takip etti. Sabah’ın repertuvarında Türk sanat müziği geleneğinden gelen melodik yapı, dönemin popüler müzik anlayışı ve romantik şarkı formu bir araya geliyordu. Bu yaklaşım, klasik musikiyi bilen ancak dönemin daha modern gazino ve kaset kültürüne de hitap eden geniş bir dinleyici kitlesi oluşturmasını sağladı.
Kariyerindeki önemli kilometre taşlarından biri “Kalp Kalbe Karşı Derler” adlı bestesi oldu. Sözleri Turhan Taşan’a ait olan eser, 1984 yılında Altın Kelebek Ödülü’ne değer görüldü. Aynı zamanda TRT repertuvarına kabul edilen ilk Coşkun Sabah bestesi olması nedeniyle sanatçının bestecilik kariyerinde özel bir yere sahip oldu. Sabah’ın eserlerinin başka yorumcular tarafından seslendirilmesi de bu yıllarda devam etti ve bestecilik kimliği, kendi albümlerindeki solistliği kadar kariyerinin temel parçalarından biri hâline geldi.
1980’lerin ikinci yarısı Coşkun Sabah’ın geniş kitleler tarafından en fazla tanındığı dönemlerden biri oldu. “Hatıram Olsun”, sanatçının kariyeriyle özdeşleşen eserlerin başında geldi. Sözleri Ahmet Selçuk İlkan’a, bestesi Coşkun Sabah’a ait olan şarkı; romantik sözleri, kolay hatırlanan melodisi ve Sabah’ın karakteristik yorumuyla döneminin öne çıkan eserlerinden biri hâline geldi. Aynı dönemin repertuvarında “Bir Gönül Sayfası”, “Bir İlkbahar Sabahı” ve “Benimsin” gibi çalışmalar da yer aldı.
Coşkun Sabah’ın kariyerindeki bir diğer büyük çıkış 1990 yılında yayımlanan “Beni Unutma – Aşığım Sana” çalışmasıyla geldi. “Aşığım Sana”, sanatçının en tanınmış eserlerinden biri hâline gelirken albüm de kaset döneminin dikkat çeken ticari başarılarından birini yakaladı. Sabah’ın resmi biyografisinde çalışma “tüm zamanların en çok satan kaseti” olarak tanımlansa da, dönemin Türkiye müzik endüstrisindeki satış rakamlarının bağımsız ve eksiksiz biçimde doğrulanmasının güç olması nedeniyle kesin satış adedi vermek mümkün değildir. Bununla birlikte albümün Coşkun Sabah’ın popülerliğinin zirveye ulaştığı dönemlerden birini temsil ettiği ve sanatçının 1990’lı yıllardaki konumunu güçlendirdiği açıktır.
1990’lı yıllarda Sabah üretkenliğini sürdürdü. “Alıştım Sana” albümü 1993 yılında yayımlanırken, “Baharı Bekleyen Kumrular Gibi” gibi daha önce başka sanatçılarla tanınan besteleri de kendi yorumuyla repertuvarında yer aldı. 1994 tarihli “İşte Coşkun Sabah” albümünde bulunan “Dilimin Ucunda Sen” gibi parçalar da sanatçının dönemin romantik Türkçe müziğindeki konumunu sürdürmesine katkıda bulundu. Sabah’ın diskografisi ilerleyen yıllarda eski repertuvarının yeni yorumları, derlemeler ve farklı projelerle genişlemeye devam etti.
Coşkun Sabah’ın müzikal kimliğinin en belirleyici unsuru ud olmuştur. Geleneksel Türk musikisinde önemli bir yere sahip olan enstrümanı popüler sahne kültürünün merkezine taşıyan Sabah, konserlerinde şarkıcılık ve enstrüman icrasını birbirinden ayırmayan bir performans biçimi geliştirdi. Programlarında kendi bestelerini seslendirdikten sonra klasik Türk sanat müziği eserlerine geçmesi, uzun ud taksimleri yapması ve daha hareketli popüler şarkılarla programın temposunu değiştirmesi uzun yıllar sahne tarzının temelini oluşturdu. Ritim cihazları ve klavyelerle desteklenen ud merkezli sahne düzeni de özellikle gazino ve müzikhol yıllarında sanatçıyla özdeşleşti.
Bestecilik, Coşkun Sabah’ın Türk müziğindeki kalıcı etkisinin önemli nedenlerinden biridir. Sanatçının repertuvarında onlarca beste bulunmaktadır ve eserlerinin önemli bir bölümü başka yorumcular tarafından da seslendirilmiştir. Sabah, bestelerinde Ahmet Selçuk İlkan, İlkan San, Ali Tekintüre ve Aşkın Tuna gibi önemli söz yazarlarıyla çalıştı; bunun yanında bazı eserlerinin sözlerini kendisi yazdı. Özellikle güçlü ve kolay hatırlanan melodiler üzerine kurduğu romantik besteler, 1980’ler ve 1990’ların Türkçe müzik repertuvarının karakteristik örnekleri arasında yer aldı.
Canlı performans kariyeri ise Coşkun Sabah’ın sanat yaşamının neredeyse tamamına yayıldı. Çay bahçelerinde başlayan sahne deneyimi, gazino kültürünün en hareketli yıllarında büyük İstanbul sahnelerine taşındı; ilerleyen dönemlerde konserler, festivaller, özel organizasyonlar ve müzikhol programlarıyla devam etti. Sabah’ın konserlerinde ud icrası her zaman özel bir yere sahip oldu. Bu yönüyle sanatçı, yalnızca geçmişte yayımladığı albümlerle tanınan bir isim değil, onlarca yıllık profesyonel sahne deneyimine sahip bir icracı olarak da Türk müzik tarihinde yer aldı.
Dijital müzik döneminde de yeni kayıtlar yayımlamayı sürdüren Coşkun Sabah, 2020’de “Yalan Yıllar”, 2021’de “Gönlümün Kıymetlisi”, 2023’te “Gözlerin”, 2024’te “Bir Kadın” ve 2025’te “Aşığım Sana Galatasaray” adlı single çalışmalarını dinleyiciyle buluşturdu. 6 Mart 2026’da yayımlanan “Anılar” ise sanatçının güncel diskografisine eklenen çalışmalarından biri oldu. Böylece plak ve kaset döneminden CD’ye, oradan dijital müzik platformları ve single odaklı yayın modeline uzanan oldukça uzun bir kayıt kariyeri oluşturdu.
Coşkun Sabah’ın Türk müziğindeki yeri yalnızca “Hatıram Olsun” veya “Aşığım Sana” gibi popüler şarkılarıyla sınırlı değildir. Konservatuvar eğitimi, İstanbul Radyosu ve Devlet Türk Müziği Korosu deneyimi, profesyonel ud icracılığı, başka sanatçılara verdiği besteler ve kendi solo repertuvarı birlikte değerlendirildiğinde Sabah, klasik Türk musikisi geleneği ile 1980’ler ve 1990’ların popüler müzik kültürü arasında köprü kuran sanatçılardan biri olarak öne çıkar. Udun sahnedeki görünürlüğünü artırması ve enstrüman virtüözlüğünü popüler solist kimliğiyle birleştirmesi de kariyerinin ayırt edici özelliklerinden biridir.
Coşkun Sabah, yarım yüzyılı aşan profesyonel müzik yaşamında ud sanatçılığından besteciliğe, radyo ve koro çalışmalarından gazino sahnelerine, kaset döneminin büyük çıkışlarından dijital single yayınlarına uzanan geniş bir kariyer inşa etti. “Hatıram Olsun”, “Aşığım Sana”, “Anılar”, “Son Buluşmamız”, “Baharı Bekleyen Kumrular Gibi”, “Benimsin” ve “Alıştım Sana” gibi eserleri farklı kuşakların repertuvarında yaşamaya devam ederken Sabah da canlı performansları ve yeni kayıtlarıyla müzik çalışmalarını sürdürmektedir. Geleneksel Türk musikisi eğitiminin teknik birikimini popüler şarkı formuyla bir araya getiren sanatçı, besteci, yorumcu ve özellikle ud icracısı kimliklerini aynı kariyerde buluşturan Türk müziğinin uzun soluklu isimlerinden biridir.
Popüler Şarkılar
Sıkça Sorulan Sorular
Sıkça Sorulan Sorular
- Etkinlik ne zaman gerçekleşecek?
- Etkinlik tarihi ve saati 6 Kasım Cuma - 21:30 olarak belirtilmiştir. Etkinlik başlamadan en az 30 dakika önce alanda olmanız önerilir.
- Etkinlik nerede düzenleniyor?
- Etkinlik, Mahsus Sahne adresinde gerçekleşecektir. Konum bilgisi "Mekan Hakkında" bölümünde mevcuttur.
- Biletleri nereden satın alabilirim?
- Biletleri EventPal üzerinden biletix, bubilet gibi platformlardan karşılaştırarak satın alabilirsiniz.
- En ucuz bilet nasıl belirlenir?
- En ucuz bilet, aynı etkinlik için listelenen resmi satış noktaları arasındaki en düşük fiyatlı seçenektir. EventPal, satıcıları tek ekranda toplar ve fiyat farkı varsa bunu gösterir.
- Etkinlik için yaş sınırı var mı?
- Etkinlik yaş sınırı etkinlik türüne göre değişiklik gösterebilir. Genellikle konser ve gece etkinlikleri 18 yaş ve üzeri katılımcılara uygundur. Organizatörün kurallar kısmını inceleyebilirsiniz.
- Etkinlik alanına nasıl ulaşabilirim?
- Ulaşım bilgilerini "Mekan Hakkında" kısmında bulabilirsiniz.
- Satın aldığım bileti devredebilir miyim?
- Biletler çoğu zaman devredilebilir. Ancak her bilet sağlayıcının kendi iade ve devretme politikaları geçerlidir. Detayları sağlayıcınızdan öğrenebilirsiniz.
- Etkinlik kötü hava koşullarında iptal olur mu?
- Açık hava etkinlikleri genellikle kötü hava koşullarına göre düzenlenir. Ancak aşırı hava durumlarında erteleme veya iptal olabilir.
- Etkinlik ne kadar sürüyor?
- Etkinlik süresi genellikle 2 ila 3 saat arasında değişkenlik göstermektedir. Ancak bu süre etkinliğin türüne göre değişebilir.











