Sanatçı

Fatih Erkoç resmi

Fatih Erkoç

Sanatçının Şarkıları

Biyografi

Fatih Erkoç, 7 Nisan 1953 tarihinde İstanbul’da doğan Türk şarkıcı, besteci, söz yazarı, aranjör ve çok enstrümanlı müzisyendir. Türk pop ve caz müziğinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Erkoç, güçlü vokal tekniğinin yanı sıra trombon, piyano, gitar, kontrbas, flüt, trompet, keman, ud ve bağlama gibi çok sayıda enstrümanı çalabilmesiyle Türkiye’nin en çok yönlü müzisyenleri arasında yer almaktadır. Babasının ud sanatçısı Hasan Erkoç olması sayesinde müzikle çok küçük yaşlarda tanışan sanatçıya henüz üç yaşındayken babası tarafından keman hediye edildi. Müzikle iç içe bir aile ortamında büyümesi, ilerleyen yıllarda klasik müzikten caza ve pop müziğe uzanan geniş müzikal kimliğinin temellerini oluşturdu.

İlköğreniminin ardından İstanbul Belediye Konservatuvarı’nın Batı Müziği bölümüne giren Fatih Erkoç; burada özellikle trombon, piyano ve kontrbas üzerine eğitim aldı. Çok sesli müziğe olan yatkınlığı ve farklı enstrümanlara duyduğu ilgi sayesinde genç yaşlarda profesyonel müzik çevrelerine girmeye başladı. 1970’li yılların başında dönemin önemli topluluklarından İstanbul Gelişim Orkestrası ile çalıştı ve 1971 yılında orkestranın “Nihayet” adlı albümünde yer aldı. Bir dönem İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nda trombon sanatçısı olarak da görev yapan Erkoç, böylece popüler müziğe yönelmeden önce güçlü bir klasik müzik ve orkestra altyapısı kazandı.

Askerlik görevinin ardından 1975 yılında Norveç’e yerleşmesi, Fatih Erkoç’un müzikal gelişimindeki önemli dönüm noktalarından biri oldu. Yaklaşık 11 yıl boyunca Norveç’te yaşayan sanatçı, Avrupa’daki müzik ortamını yakından tanıma ve özellikle caz alanındaki birikimini geliştirme fırsatı buldu. 1986 yılında Türkiye’ye döndükten sonra kariyerini yeniden ülkesinde şekillendiren Erkoç, kısa sürede hem yorumcu hem de besteci kimliğiyle dikkat çekmeye başladı. (

Fatih Erkoç’un geniş kitleler tarafından tanınmasında Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması önemli rol oynadı. 1986’da “Yol Verin A Dostlar”, 1989’da ise “Sen ve Ben” adlı eserleriyle yarışmada birincilik elde etti. Bu başarıların ardından 1988 yılında “Yol Verin A Dostlar” adlı ilk solo albümünü yayımladı. Aynı yıllarda TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası bünyesinde yaklaşık altı yıl boyunca tromboncu ve solist olarak görev yaptı; caz konserlerine, radyo ve televizyon programlarına katıldı. TRT’de yayımlanan “Yankılar” adlı müzik programında da görev alması, onun yalnızca sahne ve albüm dünyasında değil televizyon müzikçiliğinde de tanınmasını sağladı.

1990’lı yıllar Fatih Erkoç’un Türk pop müziğinin en güçlü erkek vokallerinden biri haline geldiği dönem oldu. 1992 yılında yayımlanan “Ellerim Bomboş”, kariyerinin en önemli çalışmalarından biri olarak öne çıktı. Albümle aynı adı taşıyan “Ellerim Bomboş”, yıllar içerisinde Erkoç’un imza şarkılarından birine dönüştü. Ardından “Penceremden Gökyüzüne”, “Sana Deliyim” ve “Kardelen” gibi çalışmalar geldi. “Ellerim Bomboş”, “Sana Deliyim”, “Oynatmaya Az Kaldı”, “Avuç İçi Kadar”, “Anı”, “Gitme” ve “Yol Verin A Dostlar” gibi eserleri farklı kuşakların hafızasında yer edinirken; Erkoç’un caz armonileriyle beslenen güçlü vokal tekniği onu dönemin ana akım pop sanatçılarından ayıran temel özelliklerden biri oldu.

Erkoç’un müzikal kimliğini yalnızca pop müzikle sınırlamak mümkün değildir. Kariyeri boyunca caz, pop, klasik Batı müziği ve geleneksel Türk müziği arasında geçişler yapan sanatçı; farklı türleri teknik müzisyenlik anlayışıyla bir araya getirdi. Özellikle doğaçlama yeteneği, geniş ses aralığı ve sahnede birden fazla enstrümana hâkim olması onun konserlerinin karakteristik özellikleri arasında yer aldı. Çok sayıda enstrümanı profesyonel düzeyde çalabilmesi nedeniyle Erkoç, yalnızca bir vokalist değil, aynı zamanda Türkiye’nin önde gelen multi-enstrümantalist müzisyenlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.

Sanatçı Eurovision Şarkı Yarışması’nın Türkiye elemelerinde de çeşitli dönemlerde yer aldı. 1987’den itibaren farklı yıllarda Türkiye finallerine katılan Erkoç, bu dönemde besteci ve yorumcu kimliğini televizyon izleyicisine de taşıdı. 1990’lar ve 2000’lerde albüm üretimini sürdüren sanatçı; “Beklenen” ve “Kör Randevu” gibi projelerle diskografisini genişletti. “Kör Randevu” çalışmasında geçmişte sevilen bazı eserlerini yeni düzenlemelerle yeniden yorumlarken, babası Hasan Erkoç’a ait “Elveda Ey Gençlik” eserine de yer verdi.

Fatih Erkoç’un kariyerinin dikkat çekici yönlerinden biri de popüler müzikte büyük başarı elde etmiş olmasına rağmen cazdan hiçbir zaman uzaklaşmamasıdır. Kerem Görsev Trio ile gerçekleştirdiği “The Lady From İstanbul” projesi ve daha sonraki caz çalışmaları, sanatçının caz vokalistliği yönünü yeniden öne çıkardı. 2016 yılında yayımlanan “True Love” albümünde piyanoda Ercüment Orkut, kontrbasta Kağan Yıldız ve davulda Ferit Odman gibi önemli caz müzisyenleriyle çalışan Erkoç, İngilizce repertuvar ve caz standartları üzerinden uzun yıllara dayanan caz birikimini kayıtlarına taşıdı.

Türk sanat müziğine olan bağını da kariyeri boyunca koruyan sanatçı, “Babamdan Miras” projesinde geleneksel repertuvara yönelerek yetiştiği müzik kültürüne farklı bir açıdan döndü. Böylece aynı sanatçı kimliği altında caz standartlarından Türk sanat müziğine, pop baladlarından funk ve soul etkilerine kadar geniş bir müzikal alanı buluşturmayı başardı. Bu çeşitlilik, Fatih Erkoç’u Türkiye’de yalnızca belirli bir dönemin pop yıldızı olmaktan çıkarıp uzun soluklu bir müzisyen kimliğine taşıdı.

Besteci ve söz yazarı kimliği de Fatih Erkoç’un kariyerinin önemli parçalarındandır. Repertuvarındaki pek çok eserin söz ve müziğinde kendi imzası bulunan sanatçı, düzenleme ve prodüksiyon süreçlerinde de aktif rol aldı. Bu nedenle eserlerinde vokal ile enstrümantasyon arasında güçlü bir bütünlük dikkat çeker. Caz armonilerini popüler şarkı formunun içine taşıması, özellikle 1990’larda Türkiye’deki pop müziğin müzikal çeşitliliğine önemli katkı sağladı.

Fatih Erkoç, onlarca yıla yayılan kariyeri boyunca konserlerini ve müzik çalışmalarını sürdürürken müzik eğitimine de önem verdi. Sanatçının vizyonuyla Bursa’da kurulan Fatih Erkoç Sanat Akademisi; piyano, gitar, keman, bateri ve vokal gibi farklı alanlarda müzik eğitimi vererek Erkoç’un uzun yıllara dayanan müzik birikiminin yeni kuşaklara aktarılmasını amaçlamaktadır.

Yarım asrı aşan profesyonel müzik yaşamıyla Fatih Erkoç; Türk pop müziğinin unutulmaz şarkılarına imza atan bir yorumcu olmasının yanında caz müzisyeni, besteci, söz yazarı, aranjör ve çok enstrümanlı bir sanatçı olarak Türk müzik tarihinde kendine özgü bir yere sahiptir. “Ellerim Bomboş”tan “Sana Deliyim”e uzanan popüler repertuvarı, caz projeleri, güçlü sahne performansları ve teknik müzisyenliği sayesinde farklı kuşaklardan dinleyicilere ulaşmayı sürdüren Erkoç, Türkiye’de popüler müzik ile caz arasında kurulan en önemli köprülerden biri olarak kabul edilmektedir.

Benzer sanatçıları keşfet