Sanatçı

Nekropsi
Sanatçının Şarkıları
Biyografi
Nekropsi, 1989 yılında İstanbul’da kurulan Türk deneysel rock, progresif rock ve avant-rock grubudur. Türkiye alternatif müzik sahnesinin en özgün ve kült topluluklarından biri kabul edilen grup; progresif rock, psychedelic rock, metal, punk, caz, Anadolu müziği, elektronik müzik ve doğaçlama gibi farklı türleri alışılmadık ritmik yapılarla bir araya getirmesiyle tanınır. Kariyeri boyunca ana akım rock anlayışından uzak duran Nekropsi, özellikle enstrümantal müziğe dayanan ilk dönem çalışmaları ve deneysel canlı performanslarıyla kendine özgü bir dinleyici kitlesi oluşturmuştur. Grup 1989’da Necropsy adıyla kurulmuş ve başlangıçta thrash metal ağırlıklı müzik yapmıştır. Zamanla müzikal yönünü değiştirerek Nekropsi adını alan topluluk, metal kökenlerini progresif ve deneysel müzikle birleştirmeye başlamıştır. İlk dönemlerinden “Speed Lessons Part I” adlı 1992 tarihli demo, grubun daha sert müzikal köklerini yansıtan çalışmalarından biridir.
Nekropsi’nin kariyerindeki en önemli dönüm noktası ilk stüdyo albümü “Mi Kubbesi” oldu. Albüm 23 Aralık 1996’da Ada Müzik etiketiyle yayımlandı ve 16 parçadan oluştu. Büyük ölçüde enstrümantal olan albümde progresif rock ve psychedelic rock’ın yanında thrash metal, caz/fusion ve Anadolu müziğinden gelen etkiler bir araya getirildi. Deneysel yapısıyla döneminin Türkiye rock piyasasında oldukça sıra dışı bir çalışma olan Mi Kubbesi, zaman içerisinde Türk deneysel ve progresif rock sahnesinin kült albümlerinden biri haline geldi.
Albümde “Crying Game”, “Fok”, “Efsane”, “Çarşı”, “94 Kor”, “Derinlik”, “Dımlı Mi”, “Lim”, “Hindu”, “Çarklar”, “Ateis”, “Göç”, “Kubbealtı”, “Yollar”, “Son” ve “41” parçaları bulunur. Bugün grubun dijital platformlarda en fazla öne çıkan eserlerinden Çarşı, Efsane, Crying Game, Fok ve Yollar bu albümden gelmektedir. Özellikle farklı ölçüler, sert gitarlar, vurmalılar ve Anadolu müziğini hatırlatan motiflerin kullanılması albümün karakteristik özelliklerindendir.
Mi Kubbesi sonrasında Nekropsi konserlere ağırlık verdi ve Türkiye dışında da dinleyici edinmeye başladı. Grubun kariyerindeki önemli sahne deneyimlerinden biri 1998 yılında Jimmy Page ve Robert Plant’in İstanbul konserinde ön grup olarak sahne alması oldu. Nekropsi ilerleyen yıllarda yurt içi ve yurt dışında çeşitli konserler verdi; 2001 yılında ise Alanis Morissette’in İstanbul konserinde ön grup olarak sahne aldı.
Grubun 1998 dönemindeki kayıtları daha sonra “Nekropsi 1998” adıyla yayımlandı. Bu çalışmada “Harf Devrimi 1998”, “Kusmuk”, “14”, “Mecidiyeköy”, “Ebo 1998”, “Heidi”, “Düşük Amper”, “Bağlama”, “Ateis 1998” ve “Crying Game 1998” gibi parçalar yer aldı. Albüm, Nekropsi’nin ilk dönem deneysel yaklaşımıyla sonraki yıllardaki daha ritmik ve doğrudan sound’u arasındaki geçişi gösteren kayıtlar arasında yer almaktadır.
2000’lerin başında faaliyetlerine ara veren grup üyeleri bu dönemde farklı müzik ve sanat projelerine yöneldi. Nekropsi daha sonra yeniden bir araya gelerek 2005’te ODTÜ Müzik Toplulukları Müzik Günleri’nde sahneye çıktı. Ardından grubun ikinci ana dönemini temsil eden albüm üzerinde çalışılmaya başlandı.
Bu çalışmalar sonucunda “2” / “Sayı 2: 10 Yılda Bir Çıkar” albümü ortaya çıktı. Dijital platformlarda 2006 tarihli olarak yer alan çalışma fiziksel olarak 2007 başında yayımlandı. Albümde Nekropsi’nin önceki dönemine kıyasla daha kısa, doğrudan ve ritmik parçalar bulunurken punk ve dans müziğine yaklaşan öğeler de kullanılmaya başlandı.
Albümün en bilinen parçalarından biri “Erciyes Şokta” oldu. Bunun yanında “Harf Devrimi”, “Foklar”, “Papa 2005” ve “Baba” gibi eserler Nekropsi’nin ikinci dönem repertuvarının önemli parçaları haline geldi. Bugün Erciyes Şokta, grubun dijital platformlarda en çok öne çıkan şarkılarından biridir.
Nekropsi’nin üretim biçimi açısından en ilginç projelerinden biri “Aylık / Monthly” oldu. Grup 2013 boyunca her ay yeni bir parça üretip yayımlamayı hedefledi. Kayıtların bir bölümü üyelerin evlerinde ve birbirlerine dosya göndererek, bir bölümü konser kayıtlarından, bir bölümü ise stüdyo doğaçlamalarından oluşturuldu. Böylece albüm geleneksel biçimde tek bir kayıt döneminde hazırlanmak yerine sürekli devam eden bir müzik üretim projesine dönüştü.
Aylık döneminde Nekropsi’nin deneysel karakteri daha da belirginleşti. Albümde “Pusula”, “Rüzgarlar”, “İstanbul’a Dönüş”, “++++”, “Okonomiyaki”, “Kış Kış” ve “Çorba” gibi parçalar yer aldı. Grup bu dönemde progresif rock’ın yanında krautrock, math rock, post-rock ve avant-rock gibi türlere yaklaşan çalışmalar ortaya koydu.
Uzun aralıklarla üretim yapması Nekropsi’nin karakteristik özelliklerinden biri haline geldi. Grup 2018’de “Sekizler” ve “Ta Ta Du”, 2019’da “Dedikodu”, 2020’de ise “Helezon” single’larını yayımladı. Bu dönemde konserlere de yeniden ağırlık veren Nekropsi, nadir gerçekleştirdiği canlı performansları nedeniyle Türkiye alternatif rock çevresinde özel bir konser kitlesi oluşturdu.
Nekropsi’nin uzun yıllar boyunca farklı kadro dönemleri bulunmakla birlikte grubun tarihinde Cem Ömeroğlu, Cevdet Erek, Tolga Yenilmez, Cenk Turanlı, Gökhan Goralı ve Kerem Tüzün gibi müzisyenler yer aldı. 2020 dönemindeki sahne kadrosunda Cem Ömeroğlu ve Gökhan Goralı gitar, Cevdet Erek davul ve Kerem Tüzün bas gitar çalıyordu. Üyelerin farklı sanat ve müzik alanlarında gerçekleştirdiği çalışmalar da Nekropsi’nin disiplinler arası ve deneysel karakterini besledi.
Grubun müzikal yaklaşımını tek bir tür altında tanımlamak oldukça zordur. Nekropsi’nin eserlerinde progresif rock, avant-rock, psychedelic rock, post-rock, math rock, krautrock, metal, punk, caz/fusion ve Anadolu müziği etkileri aynı anda görülebilir. Özellikle alışılmadık ritimler, uzun enstrümantal bölümler, doğaçlamalar, sert gitar tonları ve deneysel ses tasarımları grubun müzikal kimliğinin temel parçalarıdır.
Nekropsi’nin diskografisi 2026’da yeni bir çalışmayla genişledi. Grup 6 Şubat 2026’da “Nekropsi - Canlı / Live Istanbul” albümünü yayımladı. Yedi parçadan oluşan canlı albüm, grubun uzun yıllardır önemli bir parçası olan sahne performanslarını kayıt formatına taşıdı ve Nekropsi’nin 1980’lerin sonunda başlayan müzikal yolculuğunun günümüzde de devam ettiğini gösterdi.
Nekropsi, bugün özellikle “Çarşı”, “Erciyes Şokta”, “Efsane”, “Crying Game”, “Fok”, “Yollar”, “Baba”, “Papa 2005”, “Sekizler” ve “Dedikodu” gibi eserleriyle tanınmaktadır. 1989’da thrash metal etkisindeki ilk çalışmalarından Mi Kubbesi’nin deneysel dünyasına, Sayı 2‘nin daha ritmik yapısından Aylık projesine ve 2026’daki canlı albümüne uzanan kariyeriyle Nekropsi, Türkiye progresif ve deneysel rock sahnesinin en özgün ve uzun soluklu gruplarından biri olarak müzik üretimini sürdürmektedir.


