Sanatçı

Ümit Besen resmi

Ümit Besen

Sanatçının Şarkıları

Biyografi

Ümit Besen, Türk popüler müziğinde romantik şarkıları, piyano merkezli yorumculuğu ve özellikle 1980’lerden itibaren geniş kitlelere ulaşan eserleriyle tanınan şarkıcı, besteci, söz yazarı, piyanist ve oyuncudur. Arabesk, fantezi müzik, Türk sanat müziği ve dönemin popüler müzik anlayışından izler taşıyan kendine özgü repertuvarı; aşk, ayrılık, özlem, evlilik ve karşılıksız sevgi gibi temalar etrafında şekillenmiştir. “Nikah Masası”, “Islak Mendil”, “Okul Yolunda”, “Dostlar Sağolsun”, “Bir Gelin Gidiyor”, “Alışmak Sevmekten Daha Zor Geliyor” ve “Seni Unutmaya Ömrüm Yeter mi?” gibi eserlerle adı özdeşleşen Ümit Besen, özellikle romantik piyanist-şantör geleneğinin Türkiye’deki en tanınmış temsilcilerinden biri hâline gelmiştir.

Ümit Besen, 14 Ekim 1956 tarihinde Osmaniye’de dünyaya geldi. Müziğe ilgisi çocukluk döneminde başladı. İlk çaldığı enstrümanın melodika olduğu, ilerleyen yıllarda akordeon ve klavyeli çalgılara yöneldiği biliniyor. Lise yıllarında org çalmaya başlayan Besen, arkadaşlarıyla birlikte Tayfunlar Orkestrası adlı grubu kurdu. Orkestrayla sahne deneyimi kazanması, müziği yalnızca kişisel bir ilgi olmaktan çıkararak meslek olarak görmesinde önemli rol oynadı. Eğitim ile giderek yoğunlaşan müzik çalışmalarını birlikte sürdüremeyince lise öğrenimini tamamlamadan profesyonel müziğe yöneldi.

1976 yılında askerlik görevi için Kütahya’ya giden Besen’in kariyerindeki dikkat çekici aşamalardan biri de askerlik döneminde yaşandı. Orduevinde müzik yapan sanatçı, burada gösterdiği performansın ardından Zonguldak Orduevi’ne nakledildi. Böylece düzenli sahne deneyimini sürdürme fırsatı buldu. Askerliğinin ardından Adana’ya dönerek gece kulüplerinde çalışmaya başlayan Ümit Besen için asıl profesyonel kırılma noktası ise İstanbul’a uzanan süreç oldu. Adana’da sahne aldığı dönemde kendisini dinleyen Türk futbolunun önemli isimlerinden Metin Oktay’ın tavsiyesi, Besen’in İstanbul’daki müzik çevreleriyle bağlantı kurmasına yardımcı oldu.

İstanbul’a geldikten sonra Köşem Bistro gibi dönemin eğlence mekânlarında sahne almaya başlayan Ümit Besen, piyano ve klavyeli çalgılar eşliğinde seslendirdiği romantik repertuvarıyla kısa sürede dikkat çekti. Bu dönemde yalnızca yorumcu değil, kendi şarkılarını yazan ve besteleyen bir müzisyen olarak da öne çıkmaya başladı. Plak çalışmalarının önünü açan bu süreç sonucunda Selami Şahin ve Ahmet Selçuk İlkan gibi dönemin önemli müzik insanlarıyla çalıştı. İlk uzunçaları Şikayetim Var, 1980 yılında yayımlandı ve Ümit Besen’in profesyonel kayıt kariyerinin başlangıcı oldu.

Ardından 1981’de Islak Mendil geldi. 1980’lerin ilk yarısı, Ümit Besen’in üretim açısından son derece yoğun olduğu ve Türkiye çapında tanınırlığının hızla arttığı dönemdi. Bayramın Olsun, İkimizin Yerine, Dostlar Sağolsun, Yıkılan Gurur, Bir Akşam Üstü ve Vazgeçtim Senden gibi çalışmalar birbirini takip etti. 1980’ler boyunca neredeyse her yıl yeni çalışmalar yayımlayan sanatçı, aşk hikâyelerini gündelik ve doğrudan bir dille anlatan şarkıları sayesinde kendisine belirgin bir dinleyici kitlesi oluşturdu.

Ümit Besen’in kariyerinin simge eseri kuşkusuz “Nikah Masası” oldu. Ayrılık, sevilen kişinin başka biriyle evlenmesi ve bunun yarattığı çaresizlik üzerine kurulu şarkı, Besen’in romantik anlatımının en bilinen örneklerinden birine dönüştü. Sanatçı daha sonraki röportajlarında şarkılarındaki duygusal dünyanın kendi yaşamında karşılaştığı aşk ve ayrılık deneyimlerinden de beslendiğini anlattı. “Nikah Masası”, zaman içerisinde yalnızca Ümit Besen repertuvarının değil, Türkiye’de 1980’ler romantik müziğinin en çok hatırlanan eserlerinden biri hâline geldi.

Ümit Besen’in müziğini yalnızca klasik anlamda arabesk olarak tanımlamak ise eksik kalır. Sanatçı da kendi müziğinin doğrudan arabesk olarak sınıflandırılmasına mesafeli yaklaşmıştır. Besen’in eserlerinde arabeskin yoğun duygusal anlatımı bulunurken piyano merkezli düzenlemeler, Türk sanat müziğinden gelen melodik öğeler, dönemin popüler müzik anlayışı ve şantörlük geleneği de belirgindir. Besen, müziğinin merkezine çoğunlukla aşkın mutlu anlarından ziyade hasret, ayrılık ve ulaşılamayan sevgi duygularını yerleştirir. Bu anlatım biçimi zaman içerisinde sanatçının müzikal imzasına dönüşmüştür.

Piyano da Ümit Besen kimliğinin ayrılmaz parçalarından biridir. Sahne üzerinde enstrümanıyla birlikte şarkı söyleyen sanatçı imgesi, özellikle 1980’ler ve 1990’larda Besen’in popüler kültürdeki yerini belirledi. Şarkılarında gösterişli vokal tekniklerinden çok sözün hikâyesini dinleyiciye ulaştıran, sakin ve kolay tanınabilen bir yorum tercih etti. Bu nedenle eserlerinin önemli bölümü yalnızca melodileriyle değil, içerdikleri küçük aşk hikâyeleriyle hatırlandı.

1980’lerde Ümit Besen’in yükselişi sinemaya da taşındı. Dönemin müzik ve sinema sektörlerinin iç içe geçtiği yapıya uygun olarak, sanatçının şarkılarıyla bağlantılı çok sayıda müzikal melodram çekildi. Islak Mendil ve Nikah Masası 1982’de sinemaya taşınırken, bunları Dostlar Sağolsun, Yıkılan Gurur, Sevmek Yeniden Doğmak, Bir Akşam Üstü, Vazgeçtim Senden, Unutursun Diye, Seni Seviyorum, Sevda Rüzgarı, Ağlama, Şoför Parçası ve Baba Yüreği gibi yapımlar izledi. Bu filmlerde Besen çoğunlukla kendi sahne kişiliğine yakın, müzik ve romantik ilişkiler etrafında şekillenen karakterlerle seyirci karşısına çıktı.

Sinema çalışmaları, Ümit Besen’in şarkılarının televizyonun ve radyonun yanı sıra beyazperde aracılığıyla da geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Özellikle “Islak Mendil”, “Nikah Masası” ve “Dostlar Sağolsun” gibi isimlerin hem şarkı hem film olarak dönemin popüler kültüründe yer bulması, sanatçının müzik ile sinema arasındaki bağını güçlendirdi. Besen yıllar sonra, 2014 yapımı Olur Olur! filminde de kamera karşısına geçerek sinemayla bağını yeniden kurdu.

Sanatçının albüm üretimi 1990’larda da devam etti. Bir Tanesin Sen, Son Şarkı, Gökkuşağı, İkimiz de Sevdik, Görüşürüz, Yalnız Kaldım, Yağmur Var Gözlerimde, Hadi Git ve Nostalji, bu dönemde yayımlanan çalışmalar arasındadır. 2000’lerde ise Bizim Hikayemiz, Dokunsalar Ağlarım, O Gece, Ben Bu Gece Ölmezsem ve İyi Günde Kötü Günde gibi albümlerle üretimini sürdürdü. Böylece kariyerini yalnızca 1980’lerin nostaljik repertuvarına dayandırmak yerine farklı dönemlerde yeni kayıtlarla devam ettirdi.

Ümit Besen’in kariyerindeki dikkat çekici gelişmelerden biri, ilerleyen yıllarda yeni kuşak rock ve alternatif müzik sanatçılarıyla kurduğu ilişki oldu. Sanatçının gençlik yıllarında rock müzik de seslendirdiğini açıklaması, bu geçişin aslında repertuvarına tamamen yabancı olmadığını gösteriyordu. Bu yaklaşımın en belirgin sonucu 2016 tarihli “Başka” albümü oldu. Albüm, Besen’in onlarca yıllık müzikal kimliğini çağdaş rock ve alternatif müzik dünyasıyla buluşturdu.

Başka, 17 Haziran 2016’da yayımlandı ve 12 parçadan oluştu. Projede Ümit Besen kendi klasiklerinden bazılarını farklı düzenlemelerle yeniden ele alırken Türk rock ve alternatif müzik sahnesinden eserleri de kendine özgü yorumuyla seslendirdi. Cem Adrian, Pamela, Feridun Düzağaç ve Bora Duran gibi isimlerin yer aldığı proje, Ümit Besen repertuvarının farklı kuşaklarla buluşmasını sağladı. Teoman, Mirkelam ve Emre Aydın gibi sanatçıların repertuvarlarından parçaların Besen yorumuyla ele alınması da albümün kuşaklar arası karakterini güçlendirdi.

“Nikah Masası” da yıllar içerisinde farklı yorumlarla yeniden gündeme geldi. 2015 yılında eser, Enbe Orkestrası eşliğinde Ajda Pekkan ile düet olarak yeniden seslendirildi. Daha sonra “Başka” projesinde Bora Duran ile farklı bir versiyonu da yayımlandı. Bir şarkının ilk yayımlandığı dönemden onlarca yıl sonra yeni sanatçılarla yeniden yorumlanabilmesi, Ümit Besen repertuvarının sonraki kuşaklarla kurduğu ilişkinin önemli göstergelerinden biri oldu.

Ümit Besen’in en bilinen şarkıları arasında “Nikah Masası”, “Islak Mendil”, “Okul Yolunda”, “Dostlar Sağolsun”, “Bir Gelin Gidiyor”, “Tahta Masa”, “Alışmak Sevmekten Daha Zor Geliyor”, “Seni Unutmaya Ömrüm Yeter mi?” ve “Ben Bu Gece Ölmezsem” gibi eserler öne çıkar. Bu repertuvarın ortak noktası, karmaşık metaforlar yerine dinleyicinin doğrudan ilişki kurabileceği duygusal hikâyelere dayanmasıdır. Düğün, ayrılık, bekleyiş, özlem ve geçmişte kalan ilişkiler gibi gündelik hayatın kolay tanınan sahneleri Besen’in şarkılarında tekrar tekrar farklı hikâyeler üzerinden işlenir.

Sanatçının uzun soluklu kariyerinin önemli bir başka boyutu canlı performanslardır. İstanbul eğlence hayatındaki piyanist-şantör yıllarından başlayan sahne serüveni, Türkiye’nin farklı şehirlerindeki konserlerle genişledi; kariyerinin ilerleyen dönemlerinde yurt dışında da dinleyiciyle buluştu. Değişen müzik endüstrisine rağmen “Nikah Masası” başta olmak üzere klasikleşen repertuvarını farklı kuşaklardan dinleyicilerin karşısına taşımaya devam etti. Konserlerinde romantik parçalarının topluca söylenmesi, Besen repertuvarının kayıtların ötesinde canlı performans kültürü içinde de yaşamaya devam etmesini sağladı.

Ümit Besen’in Türk popüler müziğindeki kalıcılığının önemli nedenlerinden biri de farklı dönemlere uyum sağlayabilmesidir. 1980’lerde plak, gazino ve müzikal film kültürünün önemli figürlerinden biri olarak öne çıkarken; sonraki yıllarda kaset ve CD döneminde üretimini sürdürmüş, 2010’larda ise alternatif ve rock müzisyenleriyle ortak projeler gerçekleştirerek repertuvarını yeni kuşaklara açmıştır. Bu dönüşüm sırasında temel müzikal kimliğini oluşturan piyano, romantik anlatı ve melankolik yorumdan bütünüyle vazgeçmemiştir.

Yaklaşık yarım yüzyıla yaklaşan profesyonel müzik geçmişiyle Ümit Besen, Türkiye’de romantik şarkı geleneğinin en kolay tanınan isimlerinden biridir. “Nikah Masası” ile sembolleşen kariyeri yalnızca tek bir hitten ibaret olmayan; onlarca albüm, yüzlerce eser, sinema çalışmaları, farklı kuşaklardan sanatçılarla ortak projeler ve uzun yıllara yayılan sahne performanslarından oluşan geniş bir üretim dönemini kapsar. 1980’lerin piyanist-şantör kültüründen günümüz konser sahnelerine ulaşan Ümit Besen repertuvarı, aşkın özellikle ayrılık, özlem ve hatıralarla örülü tarafını anlatan şarkılarıyla Türk popüler müzik hafızasında güçlü bir yer edinmiştir.

Benzer sanatçıları keşfet