Artist

Septicflesh
Artist Songs
Biography
Septicflesh, 1990’ların başında Yunanistan’da kurulan ve symphonic death metal türünün uluslararası alandaki en önemli temsilcilerinden biri haline gelen metal grubudur. Grup; Seth Siro Anton (Spyridon Antoniou), Christos Antoniou ve Sotiris V. (Sotirios Vagenas) tarafından kuruldu. Death metalin sert gitarları ve brutal vokallerini büyük orkestralar, korolar ve sinematik düzenlemelerle birleştiren Septicflesh, özellikle 2000’lerin sonundan itibaren kendine özgü görkemli ve karanlık sound’uyla dünya metal sahnesinde güçlü bir konum edindi.
Grubun ilk döneminde adı “Septic Flesh” şeklinde iki kelime olarak yazılıyordu. İlk çalışmaları Temple of the Lost Race EP’si 1991’de yayımlandı. İlk uzunçalarları Mystic Places of Dawn 1994’te, ikinci albümleri Esoptron ise 1995’te çıktı. Bu erken dönem çalışmalarında death metal, doom metal ve atmosferik unsurlar ağırlıktaydı.
1997 tarihli Ophidian Wheel, Septicflesh’in müzikal gelişiminde önemli bir dönüm noktası oldu. Albümde soprano Natalie Rassoulis vokallere dahil edildi ve grubun ilerleyen yıllarda temel karakteristiği olacak senfonik yaklaşım daha belirgin hale geldi. 1998’de yayımlanan A Fallen Temple bu çizgiyi devam ettirdi. Ardından Revolution DNA (1999) ve özellikle Sumerian Daemons (2003) geldi. Son iki albümün prodüksiyonunu At the Gates, Opeth ve In Flames gibi gruplarla da çalışan Fredrik Nordström üstlendi.
Sumerian Daemons sonrasında grup üyeleri farklı kişisel ve müzikal projelere odaklanmak amacıyla Septicflesh’i dağıtma kararı aldı. Ancak bu ayrılık kalıcı olmadı. Grup yeniden bir araya gelerek 2008 yılında “Communion” albümünü yayımladı. Communion, Septicflesh’in modern dönemini başlatan ve grubun bugün bilinen sound’unu büyük ölçüde şekillendiren albüm oldu.
Bu dönemden itibaren gitarist Christos Antoniou’nun orkestrasyonları, grubun müziğinin temel unsurlarından biri haline geldi. Konser müziği alanında yüksek lisans derecesine sahip Antoniou’nun hazırladığı senfonik bölümler, Prag Filmharmonic Orchestra ile kaydedildi. Böylece orkestrasyonlar yalnızca şarkıların arkasına eklenen bir atmosfer unsuru olmaktan çıkarak doğrudan bestelerin temel yapısının parçası haline geldi.
Communion sonrasında Septicflesh kariyerinin en güçlü albüm serilerinden birini oluşturdu. The Great Mass (2011), Peter Tägtgren prodüktörlüğünde hazırlandı; Titan (2014) döneminde prodüksiyonda Logan Mader yer aldı. 2017’de yayımlanan Codex Omega ise grubun ünlü metal prodüktörü Jens Bogren ile çalışmaya başladığı albüm oldu.
Bu albümlerde “Anubis”, “Communion”, “Persepolis”, “The Vampire from Nazareth”, “Pyramid God”, “Prometheus”, “Anubis”, “Portrait of a Headless Man” ve “Martyr” gibi eserler grubun konser repertuvarında ve dinleyici kitlesi içerisinde öne çıktı. Septicflesh’in şarkı sözlerinde antik uygarlıklar, mitoloji, din, ölüm, insan doğası, felsefe ve karanlık bilimkurgu temaları sıkça kullanılmaktadır.
Grubun görsel dünyasının arkasında da vokalist ve bas gitarist Seth Siro Anton bulunmaktadır. Güzel sanatlar eğitimi alan Seth, Septicflesh albümlerinin kapak ve görsel tasarımlarının önemli bölümünü hazırlamasının yanı sıra Nile, Paradise Lost ve Moonspell gibi başka metal grupları için de görsel çalışmalar gerçekleştirmiştir. Bu nedenle Septicflesh’in karanlık, grotesk ve mitolojik görsel kimliği grubun müziğinden bağımsız değil, doğrudan yaratıcı yapısının bir parçasıdır.
Septicflesh’in konser anlayışının en büyük örneklerinden biri Infernus Sinfonica MMXIX projesidir. Meksika’da gerçekleştirilen ve tam orkestra eşliğinde kaydedilen performans, 2020 yılında CD, LP, DVD ve Blu-ray formatlarında yayımlandı. Konser, grubun death metal ile klasik orkestrasyonu canlı sahnede ne ölçüde bütünleştirebildiğini gösteren önemli çalışmalarından biri oldu.
2021 yılında Septicflesh, dünyanın en büyük metal plak şirketlerinden Nuclear Blast ile anlaşma imzaladı. Şirket, grubu senfonik düzenlemeler, avant-garde öğeler ve extreme metali bir araya getiren Yunan symphonic death metal topluluğu olarak tanımladı.
Bu anlaşmanın ardından 20 Mayıs 2022’de “Modern Primitive” yayımlandı. Septicflesh’in 11. stüdyo albümü olan çalışmada The Collector, Hierophant, Self-Eater, Neuromancer, Coming Storm, A Desert Throne, Modern Primitives, Psychohistory ve A Dreadful Muse yer aldı. Albümde Prag Filmharmonic Orchestra’nın yanında tam yetişkin korosu, çocuk korosu ve çeşitli etnik enstrümanlar kullanıldı.
Grubun güncel temel kadrosunda Seth Siro Anton brutal vokal ve bas gitar, Christos Antoniou gitar ve orkestrasyon, Sotiris V. gitar ve clean vokaller, Avusturyalı davulcu Kerim “Krimh” Lechner ise davul görevini üstlenmektedir. Bu kadro, grubun hem son dönem stüdyo çalışmalarında hem de uluslararası konserlerinde Septicflesh’in modern dönemini temsil etmektedir.
Septicflesh’in müziğini benzer gruplardan ayıran en önemli özellik, orkestranın death metalin üzerine sonradan eklenmiş bir süsleme olarak kullanılmamasıdır. Christos Antoniou’nun orkestrasyonları gitar riffleri, davullar ve vokallerle birlikte bestelerin temel yapısını oluşturur. Büyük yaylı ve üflemeli bölümleri, korolar, brutal vokaller ve modern metal prodüksiyonu birleşerek grubun sıklıkla film müziklerini andıran karanlık ve anıtsal atmosferini yaratır. Modern Primitive döneminde bu yaklaşım daha da genişletilmiştir.
Septicflesh, bugün Mystic Places of Dawn, Sumerian Daemons, Communion, The Great Mass, Titan, Codex Omega ve Modern Primitive gibi albümleriyle tanınan, Yunanistan’dan çıkıp uluslararası metal sahnesinde önemli bir yer edinen symphonic death metal grubudur. 1990’ların underground death metal sahnesinden başlayan kariyerini büyük orkestralar ve korolarla gerçekleştirilen prodüksiyonlara taşıyan grup, otuz yılı aşan geçmişiyle senfonik ve extreme metalin birleşimindeki en karakteristik topluluklardan biri olmayı sürdürmektedir.



