Artist

Janoska Ensemble resmi

Janoska Ensemble

Artist Songs

Biography

Janoska Ensemble, klasik müziği caz, pop, dünya müziği ve doğaçlamayla buluşturan, 2013 yılında kurulan Slovak kökenli virtüöz müzik topluluğudur. Topluluğun kadrosunda Bratislava doğumlu üç kardeş Ondrej Janoska (keman), Roman Janoska (keman) ve František Janoska (piyano) ile onların eniştesi Julius Darvas (kontrbas) yer almaktadır. Dört müzisyenin klasik müzik eğitimi üzerine kurduğu ancak türler arasındaki sınırları bilinçli biçimde ortadan kaldırdığı yaklaşım zaman içerisinde grubun adıyla özdeşleşerek “Janoska Style” olarak anılmaya başlamıştır.  

Janoska Ensemble’ın müzikal geçmişinin temelinde güçlü bir aile geleneği bulunmaktadır. Janoska ailesinde müzisyenlik geleneği yedi kuşaktır devam ederken Julius Darvas da en az üç kuşaktır kontrbas çalan bir aileden gelmektedir. Dört müzisyen de klasik müzik alanında kapsamlı eğitim almış ve topluluğu kurmadan önce bireysel kariyerlerinde önemli sahne deneyimleri edinmiştir.  

Grubun kemancılarından Ondrej Janoska, 1985 yılında Bratislava’da doğdu. Henüz 10 yaşındayken Bratislava Devlet Konservatuvarı’nda Jozef Kopelman’ın sınıfına kabul edildi. 2000 yılından itibaren Viyana Konservatuvarı’nda eğitim görürken aynı zamanda Graz Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi’nde Boris Kuschnir ile çalıştı. Çeşitli keman yarışmalarında ödüller kazanan Ondrej Janoska’nın kariyerindeki en önemli dönemlerden biri 2008-2012 yılları arasında Viyana Devlet Operası Orkestrası ve Viyana Filarmoni Orkestrası’nın birinci keman grubunda görev yapması oldu. Janoska Ensemble’ın 2013’te kurulmasının ardından çalışmalarını ağırlıklı olarak topluluğa yöneltti.  

Diğer kemancı Roman Janoska, 1989 Bratislava doğumludur ve keman çalmaya henüz beş yaşında başladı. Bratislava ve Viyana konservatuvarlarında eğitim gördü; Viyana’da ünlü kemancı ve pedagog Pavel Vernikov’un öğrencisi oldu. Roman’ın müzikal kimliğinin önemli özelliklerinden biri klasik kemancılıkla caz doğaçlamasını bir araya getirebilmesidir. Çeşitli yarışmalarda ödüller kazanan müzisyen, özellikle caz alanındaki doğaçlama yeteneğiyle Janoska Ensemble’ın soundunun oluşmasında önemli rol üstlenmektedir.  

Topluluğun piyanisti František Janoska, grubun aranjman ve bestecilik tarafında da merkezi bir role sahiptir. Janoska Ensemble’ın klasik eserleri yeniden ele aldığı düzenlemelerin önemli bölümü onun müzikal yaratıcılığından beslenmektedir. İki keman, piyano ve kontrbastan oluşan sıra dışı kadro sayesinde topluluk, bir oda müziği grubunun hassasiyetini caz topluluğunun doğaçlama özgürlüğüyle birleştirebilmektedir. Deutsche Grammophon da grubun aranjmanlarında František Janoska’nın belirleyici rolüne dikkat çekmektedir.  

Dörtlünün son üyesi Julius Darvas, kontrbasıyla grubun ritmik ve armonik temelini oluşturmaktadır. Janoska kardeşlerin eniştesi olan Darvas’ın ailesinde de kuşaklar boyunca devam eden bir kontrbas geleneği bulunmaktadır. Böylece Janoska Ensemble yalnızca profesyonel müzisyenlerden oluşan bir topluluk değil, iki köklü müzisyen ailesinin birleştiği bir aile projesi niteliği de taşımaktadır.  

Janoska Ensemble’ın diğer klasik müzik topluluklarından ayrıldığı temel nokta, üyelerinin geliştirdiği “Janoska Style” anlayışıdır. Bu yaklaşım klasik müzik repertuvarını olduğu gibi icra etmek yerine eserleri caz doğaçlaması, pop, Balkan müziği, tango, rumba, Çardaş ve farklı dünya müziği gelenekleriyle yeniden şekillendirir. Bunun sonucunda Mozart, Bach, Beethoven veya Vivaldi gibi bestecilerin eserleri bir konser içerisinde caz doğaçlamalarına veya popüler melodilere dönüşebilmektedir.  

Doğaçlama bu anlayışın merkezindedir. Janoska Ensemble, özellikle Barok dönemde klasik Batı müziğinin doğal bir parçası olan ancak sonraki dönemlerde klasik konser geleneğinde giderek azalan doğaçlama pratiğini yeniden sahneye taşımaktadır. Bu nedenle konserlerindeki yorumlar yalnızca önceden hazırlanmış düzenlemelerden ibaret değildir; dört müzisyenin birbirlerine anlık olarak verdikleri müzikal karşılıklar performansın önemli bölümünü oluşturur.  

Topluluk uluslararası kayıt kariyerindeki büyük çıkışını Deutsche Grammophon etiketiyle 6 Mayıs 2016’da yayımlanan ilk albümü “Janoska Style” ile gerçekleştirdi. Albümde Paganini ve Sarasate gibi virtüöz klasik repertuvarından Kreisler ve Strauss’a; Çardaş ve Balkan müziğinden tango, rumba ve caz doğaçlamalarına kadar son derece geniş bir müzikal alan kullanıldı.  

Janoska Style kısa süre içerisinde altın plak statüsüne ulaşarak grubun uluslararası tanınırlığını önemli ölçüde artırdı. Albümün başarısı aynı zamanda grubun geliştirdiği “Janoska Style” kavramının kalıcı hale gelmesini sağladı.

Topluluk ikinci Deutsche Grammophon albümü “Revolution”ı 15 Mart 2019’da yayımladı. Albümün merkezinde bu kez The Beatles bulunuyordu. Janoska Ensemble, Beatles’ın pop müzikte gerçekleştirdiği dönüşüm ile kendi klasik müzik yaklaşımı arasında bir bağlantı kurarak “Yesterday”, “Penny Lane” ve “Let It Be” gibi eserleri kendi tarzında yeniden yorumladı.  

Ancak Revolution yalnızca Beatles yorumlarından oluşmadı. Albümde Mozart, Johann Sebastian Bach, Kreisler, Wieniawski ve Çaykovski gibi klasik müzik bestecilerinin eserleri de Janoska düzenlemeleriyle yer aldı. Grubun kendi besteleri “Hello, Prince!” ve “Leo’s Dance” de albümün repertuvarına dahil edildi.  

Revolution da grubun ilk albümü gibi altın plak statüsüne ulaştı. Böylece Janoska Ensemble, klasik müzik temelli crossover yaklaşımını yalnızca konser salonlarında değil kayıt endüstrisinde de başarılı bir modele dönüştürdü.

Grup üçüncü Deutsche Grammophon albümü “The Big B’s”i 5 Ağustos 2022’de yayımladı. Albümün konsepti isimleri “B” harfiyle başlayan önemli besteciler üzerine kuruldu. Johann Sebastian Bach, Ludwig van Beethoven, Johannes Brahms, Béla Bartók, Leonard Bernstein ve Dave Brubeck gibi birbirinden oldukça farklı dönem ve türlerdeki bestecilerin müzikleri aynı proje içerisinde Janoska Style yaklaşımıyla buluşturuldu.  

Bu repertuvar seçimi grubun temel felsefesini de açık biçimde ortaya koymaktadır: Janoska Ensemble için klasik müzik ile caz arasında aşılması gereken katı bir sınır bulunmamaktadır. Bach ve Beethoven’dan Bartók’a, Bernstein’dan caz tarihinin önemli bestecilerinden Dave Brubeck’e kadar uzanan eserler aynı doğaçlama anlayışı içerisinde yeniden yorumlanabilmektedir.

Topluluğun dördüncü Deutsche Grammophon albümü “Vivaldi: The Four Seasons in Janoska Style” 25 Ekim 2024’te yayımlandı. Bu kez Antonio Vivaldi’nin klasik müzik tarihinin en tanınmış eserlerinden **“Dört Mevsim”**i merkeze alan grup, eseri yalnızca yeniden düzenlemekle kalmadı; dört müzisyenin her biri kendi enstrümanı ve müzikal kişiliğiyle bağlantılı olarak bir mevsimden hareket eden özgün bölümler de oluşturdu.  

Grubun Vivaldi’yi tercih etmesinin arkasında doğaçlama yaklaşımı da bulunmaktadır. Barok müzik geleneğinin doğaçlamaya açık yapısı, Janoska Ensemble’ın müzikal felsefesiyle doğal biçimde örtüşmektedir. Albümde Vivaldi’nin tanıdık melodileri korunurken caz ve swing gibi farklı müzik dillerine açılan yeni bölümler oluşturulmuştur.  

Janoska Ensemble’ın başarısının önemli bir bölümü canlı performanslarından kaynaklanmaktadır. Grup kendi resmi biyografisinde kendisini bir “live band” olarak tanımlamakta ve konserlerindeki spontan müzikal iletişime özel önem vermektedir. Dört müzisyen arasındaki hızlı müzikal diyalog, doğaçlama pasajlar, tanınmış melodiler üzerinde yapılan beklenmedik değişiklikler ve mizahi sürprizler Janoska konserlerinin karakteristik özellikleridir. Topluluk bugüne kadar dört kıtada sahne almıştır.  

Kariyerleri boyunca dünyanın önde gelen klasik, caz ve pop müzisyenleriyle de bağlantı kuran Janoska Ensemble; Anna Netrebko, Al Jarreau, Bobby McFerrin, Juan Diego Flórez, Brian McKnight, Julian Rachlin, Randy Newman, Biréli Lagrène ve Lalo Schifrin gibi uluslararası sanatçılardan sahne ve proje davetleri aldı.  

Janoska Ensemble’ın diskografisinin temelini bugün dört Deutsche Grammophon albümü oluşturmaktadır: “Janoska Style” (2016), “Revolution” (2019), “The Big B’s” (2022) ve “Vivaldi: The Four Seasons in Janoska Style” (2024).  

Klasik müzik eğitiminin getirdiği yüksek teknik seviyeyi caz doğaçlamasının özgürlüğüyle birleştiren Janoska Ensemble, bugün uluslararası crossover ve çağdaş klasik müzik sahnesinin dikkat çeken topluluklarından biridir. Ondrej ve Roman Janoska’nın virtüöz kemanları, František Janoska’nın piyanosu ve aranjmanları ile Julius Darvas’ın kontrbasını bir araya getiren grup; Bach, Mozart, Beethoven ve Vivaldi’den The Beatles ve Dave Brubeck’e kadar uzanan repertuvarı kendi müzikal diline dönüştürmektedir. “Janoska Style” adını verdikleri bu yaklaşım sayesinde klasik müzik, caz, pop ve dünya müziği arasındaki sınırları kaldırarak hem geleneksel klasik müzik dinleyicisine hem de daha geniş bir çağdaş müzik kitlesine ulaşmayı sürdürmektedir.  

Discover Similar Artists