Artist
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu
Biography
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, Türk tasavvuf müziğinin ve özellikle Mevlevî müzik geleneğinin korunması, icra edilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla faaliyet gösteren Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı resmî bir sanat kurumudur. Merkezi Konya’da bulunan topluluk; Mevlevî âyinleri, semâ mukabeleleri, ilahiler, naatlar, tevşihler, duraklar ve Türk dinî musikisinin farklı formlarından oluşan repertuvarıyla Türkiye’nin tasavvuf müziği alanındaki en önemli kurumsal temsilcilerinden biridir. Bakanlığın resmî tarihçesine göre, Türk Tasavvuf Müziği alanında Türkiye’de kurulan ilk ve tek resmî sanat kurumu niteliğindedir.
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun kuruluşu 11 Eylül 1989 tarihli ve 89/14537 sayılı Bakanlar Kurulu kararına dayanır. Kültür Bakanlığı tarafından 1990 yılında gerçekleştirilen sınav sonucunda sanatçı kadrosu oluşturulan topluluk, Nisan 1991’de Konya’da çalışmalarına başladı. Kurucu müdürlüğünü, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin soyundan gelen Ahmed Selâhaddin Çelebi Hidayetoğlu üstlenirken, topluluğun ilk sanat yönetmeni 1990-1997 yılları arasında görev yapan Tevfik Soyata oldu. Sonraki dönemlerde sanat yönetmenliği görevini Ahmet Çalışır, Ahmet Yılmaz ve uzun yıllar Yusuf Kayya yürüttü. Topluluğun güncel sanat yönetmenliği görevini ise Ufuk Yürüç sürdürmektedir.
Topluluğun ortaya çıkışında Konya’nın Mevlevî kültürü açısından taşıdığı tarihsel önem belirleyici oldu. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hayatının önemli bölümünü geçirdiği ve türbesinin bulunduğu Konya, yüzyıllardır Mevlevîlik geleneğinin başlıca merkezlerinden biridir. Her yıl aralık ayında gerçekleştirilen Hz. Mevlânâ’yı Anma Törenleri ve özellikle 17 Aralık’taki Şeb-i Arûs programları, bu kültürel mirasın en görünür etkinlikleri arasındadır. Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu da bu törenlerin müzikal ve sanatsal açıdan geleneğe uygun biçimde gerçekleştirilmesi amacıyla kurumsallaştırılmıştır.
Topluluğun kuruluş amacı yalnızca belirli günlerde semâ gösterileri gerçekleştirmek değildir. Resmî misyonu; Mevlevî kültürünü yaşatmak, geleneksel Türk müziğini ve semâ sanatını tarihsel icra anlayışına bağlı kalarak sunmak, Mevlânâ’nın düşünce mirasını sanat aracılığıyla tanıtmak ve bu kültürel birikimi hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda görünür kılmak üzerine kuruludur. Bu nedenle Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, bir konser topluluğu olmasının yanında somut olmayan kültürel mirasın aktarılmasında görev üstlenen kurumsal bir yapı niteliğindedir.
Topluluğun müzikal repertuvarının merkezinde Mevlevî Âyin-i Şerifleri bulunur. Mevlevî âyini, Türk musikisinin en kapsamlı ve gelişmiş dinî müzik formlarından biridir ve semâ mukabelesinin müzikal omurgasını oluşturur. Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, geçmişten günümüze ulaşan Mevlevî âyinlerini geleneksel icra anlayışına bağlı biçimde repertuvarında yaşatmaktadır. Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi, Abdülbâki Nâsır Dede, Eyyûbî Hüseyin Dede ve başka önemli bestekârların Mevlevî âyinleri farklı dönemlerde topluluğun programlarında icra edilmiştir. Örneğin Ferahfezâ, Acembûselik, Nühüft ve Hüzzam makamlarındaki Mevlevî âyinleri topluluğun semâ mukabelesi programlarında yer almıştır.
Bununla birlikte topluluğun repertuvarı yalnızca Mevlevî âyinlerinden oluşmaz. Naat, tevşih, durak, ilahi ve nefes gibi Türk dinî musikisinin farklı formları da konser programlarının önemli parçalarıdır. Ayrıca zaman zaman din dışı klasik Türk müziği formlarından eserlerin yer aldığı programlar da hazırlanmaktadır. Böylece topluluk, tasavvuf musikisini tek bir dönem veya biçim üzerinden değil, Türk musikisinin tarihsel gelişimi içerisindeki geniş repertuvarıyla ele almaktadır.
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu denildiğinde müzik kadar önemli diğer unsur semâdır. Mevlevî semâ töreni yalnızca görsel bir dönüş hareketinden ibaret değildir; belirli bir düzen, sembolik anlamlar, müzik, şiir ve manevi anlatı etrafında şekillenen bütünlüklü bir gelenektir. Bu nedenle topluluğun semâ programlarında mutrip heyetinin icra ettiği musikinin yanı sıra semazenlerin gerçekleştirdiği mukabele de aynı bütünün parçaları olarak sunulur. Semâ geleneğinin özgün yapısının korunması, topluluğun kuruluşundan itibaren temel amaçlarından biri olmuştur.
Topluluğun düzenli sahnelerinden biri Konya Mevlâna Kültür Merkezidir. Kültür ve Turizm Bakanlığının kayıtlarında kurumun merkezi Mevlâna Kültür Merkezi, Karatay/Konya olarak belirtilmektedir. Burada gerçekleştirilen periyodik konserler ve semâ mukabeleleri, ziyaretçilerin yılın farklı dönemlerinde Mevlevî musikisiyle karşılaşmasına olanak sağlar. Bu yönüyle topluluğun faaliyetleri yalnızca Şeb-i Arûs haftasıyla sınırlı değildir; yıl boyunca çeşitli konser ve özel programlarla devam etmektedir.
Aralık ayında gerçekleştirilen Hz. Mevlânâ’yı Anma Törenleri ve Şeb-i Arûs, topluluğun yıllık programının en önemli dönemlerinden biridir. “Düğün gecesi” anlamına gelen Şeb-i Arûs, Mevlânâ’nın 17 Aralık 1273’teki vefatının, tasavvuf anlayışında Allah’a kavuşma olarak yorumlanmasına dayanır. Konya’da gerçekleştirilen törenler Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden ziyaretçileri bir araya getirirken, semâ ve Mevlevî musikisi bu anma programlarının merkezinde yer alır.
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, Konya dışındaki kültür ve sanat etkinliklerinde de Türkiye’yi temsil etmektedir. Bakanlığın resmî tarihçesinde topluluğun yaklaşık 50 ülkede konser ve semâ programları gerçekleştirdiği belirtilmektedir. Bu uluslararası faaliyetler sayesinde Mevlevî musikisi yalnızca Türkiye’deki tarihî bağlamı içerisinde değil, farklı ülkelerdeki konser salonları, festivaller ve kültürel organizasyonlarda da dinleyiciyle buluşmuştur. Bu çalışmalar topluluğu aynı zamanda Türkiye’nin kültürel diplomasi faaliyetlerinde önemli rol oynayan sanat kurumlarından biri hâline getirmiştir.
Topluluk, Konya’da düzenlenen uluslararası müzik etkinliklerinin de önemli katılımcılarındandır. Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali gibi organizasyonlarda semâ âyini programlarıyla yer alan topluluk, dünyanın farklı mistik ve geleneksel müzik kültürlerini temsil eden sanatçılarla aynı festival çatısı altında sahneye çıkmıştır. Bu tür organizasyonlar, Mevlevî musikisinin dünya mistik müzik gelenekleri içerisindeki yerinin uluslararası dinleyicilere aktarılmasına katkı sağlamaktadır.
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun çalışmaları kayıt altına alınmış geniş bir diskografiyi de kapsamaktadır. Bakanlığın resmî tarihçesinde topluluğun Rast, Dügâh, Çargâh, Hicaz, Acembûselik, Karcığar ve Sûzidil gibi makamlardaki Mevlevî âyinlerini kapsayan kayıtlarının bulunduğu; “Beste-i Kadîm” ve “Beste-i Cedîd” çalışmalarının yanı sıra toplam 13 Mevlevî âyini yayımladığı belirtilmektedir. Bunun yanında Vuslat, Yunus İlahileri, Halvetî-Şabanî İlahileri ve Bir Devrin Sonsuzluğu gibi tasavvuf müziği çalışmalarının da yer aldığı altı albümlük bir yayın birikimine sahiptir.
Topluluğun uluslararası alandaki erken dönem başarılarından biri 1991 yılında Polonya’nın Bydgoszcz kentinde düzenlenen Dünya Müzik Yarışması’nda gerçekleşti. Resmî tarihçeye göre Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu burada “En İyi Şef” ve “En İyi Müzik” ödüllerini aldı. 2009 yılında ise Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Türk Müziği dalındaki büyük ödüle layık görüldü. Bu başarılar, topluluğun henüz kuruluşunun ilk yıllarından itibaren tasavvuf musikisini uluslararası sanat ortamına taşıma yönündeki faaliyetlerinin önemli kilometre taşları arasında yer almaktadır.
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun sanatsal yaklaşımını farklılaştıran temel özellik, repertuvarı yalnızca modern bir konser anlayışıyla yeniden yorumlamak yerine geleneksel icra biçiminin devamlılığını gözetmesidir. Mevlevî musikisinin makam, usul, güfte ve icra özellikleri; semâ mukabelesinin tarihsel düzeniyle birlikte ele alınır. Bu nedenle topluluğun konserleri hem bir canlı müzik performansı hem de yüzyıllar içerisinde şekillenmiş bir müzik ve kültür geleneğinin günümüzdeki temsili niteliğindedir.
Topluluk aynı zamanda Türk musikisinin önemli eserlerinin yeni kuşaklara aktarılmasında kurumsal bir hafıza işlevi görmektedir. Mevlevî âyinlerinden Yunus Emre ilahilerine kadar uzanan repertuvar, farklı dönemlerde yaşamış bestekârların ve mutasavvıfların eserlerinin günümüz dinleyicisine ulaşmasını sağlar. Geleneksel eserlerin yanında çağdaş dönemde bestelenmiş tasavvuf müziği eserlerinin de icra edilmesi, repertuvarın yaşayan ve gelişmeye devam eden bir gelenek olarak değerlendirilmesini mümkün kılar.
Otuz yılı aşan kurumsal geçmişiyle Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu, bugün Mevlevî musikisinin, Türk tasavvuf müziğinin ve semâ geleneğinin en önemli resmî temsilcilerinden biridir. Konya’daki düzenli semâ mukabelelerinden Şeb-i Arûs törenlerine, Türkiye’nin farklı şehirlerindeki konserlerden yaklaşık elli ülkeye ulaşan uluslararası programlara kadar geniş bir faaliyet alanına sahip olan topluluk; müziği, şiiri, semâyı ve tasavvuf kültürünü aynı sanatsal bütün içerisinde yaşatmaktadır. Tarihî repertuvarı korurken bu mirası yeni kuşaklara ve farklı kültürlerden dinleyicilere ulaştırması, Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nu yalnızca bir müzik topluluğu değil, Türkiye’nin Mevlevî kültür mirasının yaşayan kurumsal temsilcilerinden biri hâline getirmektedir.
