Artist

Mazhar Alanson
Artist Songs
Biography
Mazhar Alanson, tam adıyla Mahmut Mazhar Alanson, 13 Şubat 1950’de Ankara’da doğan Türk müzisyen, şarkıcı, söz yazarı, besteci, gitarist ve oyuncudur. Türk pop-rock tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Alanson, özellikle Fuat Güner ve Özkan Uğur ile oluşturduğu MFÖ (Mazhar-Fuat-Özkan) grubunun kurucu üyelerinden biri olarak tanınır. Kendine özgü vokali, gündelik dili şiirsel ve zaman zaman mizahi sözlerle birleştiren besteciliği ve onlarca yıla yayılan sahne kariyeriyle Türkiye’nin en uzun soluklu müzisyenlerinden biridir.
Müzisyen bir ailede büyüyen Alanson’un babası Ferruh Alanson, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda baş trompetçi, annesi Melek Alanson ise öğretmendi. Çocukluk yıllarında müzikle yakın bir ortamda yetişmesi, ilerleyen yıllarda profesyonel müziğe yönelmesinde etkili oldu. Ortaokulu TED Ankara Koleji’nde okuyan Alanson, lise yıllarını Kadıköy Maarif Koleji’nde geçirdi. Gençlik döneminde gitar çalmaya ve kendi şarkılarını yazmaya başladı.
Alanson’un müzik yaşamındaki en önemli karşılaşmalardan biri Fuat Güner ile tanışması oldu. İkili 1960’ların ikinci yarısından itibaren birlikte müzik üretmeye başladı ve Kaygısızlar grubunda çalıştı. Kaygısızlar döneminde Anadolu ezgileriyle dönemin rock ve folk anlayışını buluşturan çalışmalar gerçekleştirdiler. Daha sonra Mazhar Alanson ve Fuat Güner birlikte üretmeye devam etti; 1970’lerde Özkan Uğur, Ayhan Sicimoğlu ve Galip Boransu’nun katılımıyla İpucu Beşlisi ortaya çıktı.
İpucu Beşlisi’nin dağılmasının ardından Mazhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur birlikte çalışmalarını sürdürerek Türk müzik tarihinin en önemli üçlülerinden MFÖ’yü oluşturdu. Grup özellikle 1980’lerden itibaren büyük çıkış yakaladı. MFÖ’nün müziğinde rock, pop, folk, funk ve geleneksel Türk müziğinin etkileri bir araya gelirken Alanson grubun başlıca söz yazarı ve bestecilerinden biri oldu.
MFÖ’nün “Ele Güne Karşı”, “Peki Peki Anladık”, “Vak the Rock”, “No Problem”, “The Best of MFÖ”, “AGU” gibi albümleri Türk pop-rock tarihinin önemli çalışmalarından oldu. “Ele Güne Karşı”, “Peki Peki Anladık”, “Bodrum Bodrum”, “Sarı Laleler”, “Bu Sabah Yağmur Var İstanbul’da”, “Güllerin İçinden”, “Mazeretim Var Asabiyim Ben”, “Buselik Makamına”, “Yalnızlık Ömür Boyu” ve “Ah Bu Ben” gibi çok sayıda eser grubun yıllar boyunca dinlenen şarkıları arasına girdi.
MFÖ ayrıca Türkiye’yi Eurovision Şarkı Yarışması’nda iki kez temsil etti. Grup ilk olarak 1985’te “Diday Diday Day”, ardından 1988’de “Sufi” ile Türkiye adına yarıştı. Böylece Alanson’un müzik kariyeri yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayarak Avrupa çapında da görünürlük kazandı.
Mazhar Alanson’un kariyeri MFÖ ile sınırlı kalmadı. Sinema dünyasında da önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Özellikle Cem Yılmaz ile kurduğu yaratıcı ortaklık geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yapımı “Her Şey Çok Güzel Olacak” filminde Cem Yılmaz ile başrolleri paylaştı. Film için hazırladığı müziklerde “Bir Zamanlar Fırtınalar Estirirdim” ve “Bu Ne Biçim Hikaye Böyle” gibi parçalar yer aldı.
Alanson daha sonra Cem Yılmaz’ın Hokkabaz filminde de rol aldı. Ayrıca Pek Yakında gibi sinema projelerinde kamera karşısına geçti. Tiyatro geçmişi de bulunan sanatçı, 1970’lerde Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalışarak çeşitli oyunlarda sahne aldı. Böylece müzik kariyerinin yanında tiyatro ve sinemayla ilişkisini uzun yıllar boyunca sürdürdü.
Solo müzik kariyerinin en önemli çalışması ise 2002 yılında yayımlanan “Türk Lokumuyla Tatlı Rüyalar” albümüdür. 13 parçadan oluşan albüm, 19 Nisan 2002’de yayımlandı ve Alanson’un MFÖ dışındaki müzikal kimliğini geniş kitlelere taşıdı. “Yandım”, “Benim Hala Umudum Var”, “Ah Bu Ben”, “Hamak”, “Psikopat” ve “Yapma” albümün öne çıkan eserleri arasında yer aldı.
Özellikle “Yandım”, Mazhar Alanson’un solo kariyeriyle en fazla özdeşleşen şarkılardan biri haline geldi. Aynı albümde yer alan “Benim Hala Umudum Var” ise yıllar içerisinde sanatçının en sevilen eserlerinden birine dönüştü. Albümde MFÖ’den tanınan Alanson besteciliğinin daha kişisel, sade ve akustik tarafı ön plana çıktı.
Uzun bir aranın ardından 2019 yılında “Yazan Aşık” albümünü yayımlayan sanatçı, 2022’de “Mazhar Alanson Senfoni” projesini dinleyicilerle buluşturdu. Bu projede “Ah Bu Ben”, “Sarı Laleler”, “Buselik Makamına” ve “Ne Bileyim Ben” gibi repertuvarındaki eserler senfonik düzenlemelerle yeniden yorumlandı.
Alanson’un üretimi ilerleyen yaşlarında da devam etti. 2025 yılında “1965-1970” adlı dokuz parçalık çalışma yayımlandı. Projede sanatçının müzik kariyerinin erken dönemlerine uzanan kayıtlar yer aldı. Aynı yıl “Biz Bu Yaşlarda Ağlarız” adlı single da yayımlandı. Böylece 1960’larda başlayan müzikal yolculuğu, altmış yılı aşan bir üretim dönemine ulaştı.
Mazhar Alanson’un şarkı yazarlığında aşk, yalnızlık, umut, şehir hayatı, insan ilişkileri, gündelik hayatın absürtlüğü ve manevi arayışlar sıkça öne çıkar. Bazı eserlerinde mizahi ve ironik bir dil kullanırken Yandım, Ah Bu Ben ve Benim Hala Umudum Var gibi çalışmalarında daha içe dönük ve melankolik bir anlatım görülür. Bu çeşitlilik hem MFÖ repertuvarının hem de solo çalışmalarının farklı kuşaklara ulaşmasını sağlayan temel özelliklerden biridir.
Mazhar Alanson, bugün MFÖ’nün kurucu üyelerinden biri; “Ele Güne Karşı”, “Peki Peki Anladık”, “Güllerin İçinden”, “Sarı Laleler”, “Ah Bu Ben”, “Yandım” ve “Benim Hala Umudum Var” gibi onlarca klasikleşmiş eserin arkasındaki müzisyenlerden biri olarak Türk pop-rock tarihinin en önemli isimleri arasında kabul edilmektedir. Kaygısızlar’dan MFÖ’ye, Eurovision’dan solo albümlerine ve sinema çalışmalarına uzanan 60 yılı aşkın sanat kariyeri, onu Türkiye’de farklı kuşakların ortak hafızasında yer edinmiş sanatçılardan biri haline getirmiştir.



