Artist

Moğollar
Artist Songs
Biography
Moğollar, 1967 yılında İstanbul’da kurulan ve Anadolu rock / Anadolu pop müziğinin öncü gruplarından biri kabul edilen Türk rock grubudur. Rock müziğin elektro gitar, bas, davul ve klavye temelli yapısını bağlama, cura ve Anadolu halk müziği motifleriyle birleştiren grup, 1960’ların sonundan itibaren Türkiye’de yeni bir müzikal anlayışın gelişmesinde önemli rol oynadı. Psychedelic rock, folk rock ve progresif rock etkilerini Anadolu ezgileriyle buluşturan Moğollar, yarım yüzyılı aşan kariyeri boyunca Türkiye rock tarihinin en etkili topluluklarından biri haline geldi.
Grubun temelleri Aziz Azmet ve Murat Ses öncülüğünde atıldı. İlk kadroda Aziz Azmet, Murat Ses, Tahir Nejat Özyılmazel (Neco) ve Aydın Daruga gibi müzisyenler bulunuyordu. Kadro kısa süre içerisinde değişmeye başladı; Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu da gruba katıldı. Moğollar ilk konserini 6 Aralık 1967’de verdi.
Grubun ilk 45’liği “Eastern Love / Artık Çok Geç” 1968 yılında yayımlandı. Aynı yıl dönemin Türkiye müzik sahnesinin en önemli organizasyonlarından Altın Mikrofon Yarışması’na katılan Moğollar, “Ilgaz” ile üçüncü oldu. İlk dönemlerinde beat ve psychedelic rock etkileri taşıyan topluluğun müziği zaman içerisinde Anadolu halk müziğine doğru yönelmeye başladı.
Özellikle Cahit Berkay’ın gruptaki besteci ve enstrümancı rolünün güçlenmesiyle bağlama, cura ve yaylı tambur gibi geleneksel enstrümanlar Moğollar’ın rock altyapısının içerisine daha yoğun biçimde girdi. Grup 1969 civarında geliştirmekte olduğu bu müzikal yaklaşımı “Anadolu Pop” olarak adlandırmaya başladı. Bu anlayış daha sonra Anadolu rock olarak tanımlanacak müzik hareketinin temel taşlarından biri oldu.
Taner Öngür’ün 1970 başında bas gitarist olarak gruba katılmasıyla Moğollar’ın klasik döneminin önemli kadrolarından biri şekillendi. Bu kadroyla “Dağ ve Çocuk” ve “Garip Çoban” gibi Anadolu rock’ın erken örnekleri arasında değerlendirilen kayıtlar ortaya çıktı.
Moğollar yalnızca Türkiye’de başarı kazanmakla yetinmeyerek kariyerlerinin oldukça erken döneminde Avrupa’ya açılmayı hedefledi. Grup Paris’e giderek Fransa’da kayıtlar gerçekleştirdi ve 1971 yılında uluslararası kariyerlerinin en önemli çalışmalarından biri olan “Danses et Rythmes de la Turquie d’Hier à Aujourd’hui” albümünü hazırladı. Albüm daha sonra Türkiye’de Anadolu Pop adıyla da tanındı.
Bu albüm Moğollar’a kariyerlerinin en önemli uluslararası başarısını getirdi. Çalışma, Fransa’da Académie Charles Cros Grand Prix du Disque ödülünü kazandı. Böylece Moğollar, Anadolu müziğinden beslenen psychedelic ve progresif yaklaşımını uluslararası müzik çevrelerine taşıyan ilk Türk rock topluluklarından biri haline geldi.
1970’lerin başı aynı zamanda Moğollar’ın Türkiye rock tarihinin başka önemli isimleriyle yollarının kesiştiği dönem oldu. Grup farklı zamanlarda Barış Manço, Cem Karaca, Selda Bağcan ve Ersen Dinleten gibi sanatçılarla birlikte çalıştı. Bu birliktelikler sonucunda Türk rock tarihinin klasikleşen pek çok kaydında Moğollar üyelerinin imzası yer aldı.
Özellikle Barış Manço ve Moğollar birlikteliği Anadolu rock tarihinin önemli dönemlerinden biridir. 1971-1972 civarında gerçekleştirilen ortak çalışmalar, Manço’nun vokal ve söz yazarlığını Moğollar’ın deneysel Anadolu rock altyapısıyla bir araya getirdi. Ancak birliktelik uzun süreli olmadı ve grup daha sonra farklı sanatçılarla çalışmalarına devam etti.
Moğollar’ın en önemli ortaklıklarından biri de Cem Karaca ile gerçekleşti. 1970’lerin ilk yarısında birlikte çalışan Cem Karaca ve Moğollar, dönemin politik ve toplumsal atmosferini yansıtan güçlü Anadolu rock eserleri ortaya çıkardı. Cem Karaca’nın klasikleşen “Namus Belası” kaydı da bu dönemin ürünlerinden biridir.
Grup aynı dönemde Selda Bağcan ile de çalıştı. Böylece Moğollar’ın enstrümantal ve düzenleme anlayışı yalnızca kendi diskografisini değil, 1970’lerin Türkiye rock ve protest müzik sahnesindeki farklı sanatçıların çalışmalarını da etkiledi.
Moğollar’ın 1970’lerdeki müziğinde psychedelic rock, progresif rock, folk rock ve Anadolu halk müziği iç içe geçti. Elektro gitarların yanında bağlama ve cura gibi enstrümanların kullanılması, alışılmadık ritimler ve Anadolu melodilerinin rock düzenlemeleri içerisinde yeniden yorumlanması grubun karakteristik sound’unu oluşturdu.
Grubun kadrosu 1970’ler boyunca birçok kez değişti. Murat Ses, Aziz Azmet, Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu, Taner Öngür ve Ayzer Danga gibi müzisyenler Moğollar’ın farklı dönemlerinde önemli roller üstlendiler. Barış Manço, Cem Karaca, Ersen Dinleten ve Selda Bağcan gibi vokalistlerle gerçekleştirilen çalışmalar da grubun tarihinin farklı evrelerini oluşturdu.
1970’lerin ortalarında Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu, Moğollar’ın müziğini Avrupa’da sürdürmeye devam etti. 1975 yılında ağırlıklı olarak Berkay bestelerinden oluşan “Hittit Sun”, ardından 1976’da klasik Türk müziği eserlerinin yorumlandığı “Ensemble d’Cappadocia” yayımlandı.
Grubun ilk dönemi 1970’lerin ikinci yarısında sona erdi. Kaynaklarda dağılma tarihi konusunda 1976-1978 arasında farklı tarihlendirmeler bulunmakla birlikte Moğollar’ın aktif klasik döneminin bu yıllarda sona erdiği ve üyelerin farklı projelere yöneldiği biliniyor. Taner Öngür’ün resmi Moğollar biyografisinde grubun Mart 1978’de dağıldığı belirtilirken bazı grup tarihçelerinde 1976 esas alınmaktadır.
Cahit Berkay bu dönemin ardından özellikle film müziklerine yoğunlaştı ve Türk sinema tarihinin en önemli film müziği bestecilerinden biri haline geldi. Selvi Boylum Al Yazmalım başta olmak üzere çok sayıda sinema ve televizyon yapımı için müzik besteledi. Berkay’ın sinema müziklerindeki başarısı, Moğollar’ın melodik dünyasının sonraki kuşaklar tarafından tanınmasında da etkili oldu.
Moğollar’ın hikâyesindeki sıra dışı dönüm noktalarından biri 1990’ların başında yaşandı. Leman dergisi çizerlerinden Kaan Ertem, grubun yeniden bir araya gelmesi için bir kampanya başlattı. Kampanyada 4.000’den fazla imza toplandı ve yıllardır birlikte müzik yapmayan Moğollar üyelerine yeniden sahneye dönmeleri için güçlü bir dinleyici talebi oluştu.
Bunun sonucunda Cahit Berkay, Taner Öngür ve Engin Yörükoğlu, Serhat Ersöz’ü de kadroya alarak yeniden bir araya geldi. Moğollar, 31 Mayıs 1993’te İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda verdiği konserle sahnelere geri döndü.
Grubun dönüşünün ardından “Moğollar ’94” albümü yayımlandı. Yeni dönem Moğollar müziğinde grubun klasik Anadolu rock sound’u korunurken çevre, toplumsal sorunlar ve politik meseleler daha görünür hale geldi. Cahit Berkay bu dönemde besteciliğinin yanında vokallerde de daha aktif rol üstlendi.
Moğollar’ın ikinci dönem diskografisi “4 Renk” (1996) ve grubun 30. yılı için hazırlanan “30. Yıl” (1998) gibi çalışmalarla devam etti. Bu albümler, grubun 1970’lerde oluşturduğu müzikal mirası 1990’ların Türkiye rock ortamına taşıdı.
2000’li yıllarda da üretmeye ve konser vermeye devam eden Moğollar, 2004 yılında “Yürüdük Durmadan” albümünü yayımladı. Aynı dönemde Cahit Berkay ve Taner Öngür, bağımsız müzik ve festival kültürünün gelişmesini destekleyen Barışarock oluşumunun hayata geçirilmesine katkı sağladı.
Grubun tarihinde önemli bir başka değişiklik 2008 yılında gerçekleşti. Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca, Moğollar’ın vokalisti olarak kadroya dahil oldu. Böylece grubun 1970’lerde Cem Karaca ile kurduğu müzikal bağ, yıllar sonra oğlu Emrah Karaca üzerinden farklı bir biçimde devam etmiş oldu. Emrah Karaca 2008 sonundan itibaren Moğollar ile müzik yaşamını sürdürmektedir.
Yeni kadroyla hazırlanan “Umut Yolunu Bulur” albümü 2009 yılında yayımlandı. Albümde Cahit Berkay’ın besteci kimliği yine belirgin biçimde öne çıkarken Emrah Karaca grubun yeni dönem vokal sound’unu şekillendirdi.
Moğollar, 23 Nisan 2010’da Engin Yörükoğlu’nun hayatını kaybetmesiyle tarihinin en önemli üyelerinden birini yitirdi. Grubun kurucu kadrosunda yer alan Yörükoğlu, Moğollar’ın karakteristik ritmik yapısının oluşmasında büyük rol oynamıştı. Bodrum Kızılağaç’taki evinin bir bölümü daha sonra Engin Yörükoğlu Müzik ve Sanat Evi adıyla müzeye dönüştürüldü.
Yörükoğlu’nun ardından davul görevini bir dönem Utku Ünal üstlendi; daha sonra Kemal Küçükbakkal kadroya dahil oldu. Böylece grubun uzun yıllardır devam eden modern kadrosu şekillendi.
Moğollar’ın repertuvarı oldukça geniştir. Grubun farklı dönemlerinde “Dağ ve Çocuk”, “Garip Çoban”, “Ilgaz”, “Dinleyiverin Gari”, “Ağrı Dağı Efsanesi”, “Alageyik Destanı”, “Çığrık”, “Haliç’te Gün Batışı”, “Bi’ Şey Yapmalı”, “Issızlığın Ortasında”, “Bir Şey Yapmalı” gibi eserler grubun adıyla özdeşleşmiştir. Bunun yanında Cem Karaca, Barış Manço ve diğer sanatçılarla gerçekleştirilen ortak kayıtlar da Moğollar’ın müzikal mirasının önemli bölümünü oluşturur.
Grubun özellikle enstrümantal çalışmalarında Cahit Berkay’ın bağlama ve gitar kullanımı, Taner Öngür’ün bas gitar yaklaşımı ve Moğollar’ın güçlü ritim bölümü belirleyicidir. Anadolu halk ezgilerinin psychedelic gitarlarla buluşması, grubun günümüzde dünya çapında yeniden ilgi gören Anatolian psychedelic rock akımının öncüleri arasında değerlendirilmesini sağlamaktadır. Uluslararası plak şirketleri de grubun 1971’deki çalışmalarını Anadolu psychedelic müziğinin dünya sahnesine çıkışındaki önemli kayıtlardan biri olarak değerlendirmektedir.
Moğollar’ın etkisi yalnızca kendi dönemleriyle sınırlı kalmadı. 2000’ler ve özellikle 2010’lardan itibaren Anadolu rock ve Türk psychedelic müziğinin uluslararası ölçekte yeniden keşfedilmesiyle grubun eski kayıtları yeni kuşak dinleyicilere ulaştı. Avrupa ve dünyanın farklı ülkelerindeki psychedelic rock dinleyicileri arasında Moğollar’ın 1970’ler kayıtları yeniden dolaşıma girdi.
Grubun güncel kadrosunda Cahit Berkay gitar, bağlama ve farklı telli enstrümanlarda; Taner Öngür bas gitarda; Serhat Ersöz klavyede; Kemal Küçükbakkal davulda ve Emrah Karaca vokal ve gitarda yer almaktadır. Grubun resmi ve güncel kaynakları da bu beş kişilik kadroyu Moğollar’ın devam eden kadrosu olarak göstermektedir.
Moğollar, 1967’de İstanbul’da başlayan yolculuğundan 1971’de kazandığı Académie Charles Cros Grand Prix du Disque ödülüne, Barış Manço, Cem Karaca ve Selda Bağcan ile yaptığı tarihi çalışmalardan 1993’teki büyük geri dönüşüne kadar Türkiye müzik tarihinde özel bir yere sahiptir. Cahit Berkay, Taner Öngür, Serhat Ersöz, Kemal Küçükbakkal ve Emrah Karaca kadrosuyla faaliyetlerini sürdüren grup; Anadolu halk müziğini psychedelic ve progresif rock ile buluşturan yaklaşımı sayesinde Anadolu rock’ın kurucu ve en uzun soluklu temsilcilerinden biri olmaya devam etmektedir.



