Artist

Santi & Tuğçe resmi

Santi & Tuğçe

Artist Songs

Biography

Santi & Tuğçe, Paraguaylı müzisyen ve prodüktör Santiago “Santi” Ferreira ile İstanbul doğumlu vokalist, söz yazarı, DJ ve akademisyen Tuğçe Kurtiş tarafından oluşturulan elektronik dünya müziği ikilisidir. Günümüzde Berlin merkezli çalışmalarını sürdüren ikili; downtempo, electronica, organic house, dünya müziği, caz, Latin Amerika ritimleri ve Anadolu müziğini bir araya getiren çok kültürlü sound’larıyla tanınmaktadır. Santi Asunción, Paraguay’dan, Tuğçe ise İstanbul’dan geliyor; ikili müzikal ortaklığını on yılı aşkın süredir sürdürüyor.

Tuğçe Kurtiş’in müzikle ilişkisi çocukluk yıllarında başladı. İstanbul’da büyüyen Kurtiş, altı yaşında ilkokul korosuna katılarak şarkı söylemeye başladı. Annesinin İstanbul Devlet Konservatuvarı Klasik Türk Sanat Müziği bölümündeki eğitiminin de etkisiyle küçük yaşlardan itibaren Türk sanat müziğini dinledi; bale aracılığıyla klasik Batı müziğiyle tanıştı. Çocukluk ve gençlik yıllarında Dede Efendi ve Münir Nurettin Selçuk’tan Ravel ve Çaykovski’ye uzanan oldukça geniş bir repertuvardan beslendi.  

Tuğçe, lise eğitiminin ardından burslu olarak ABD’deki Bennington College’a gitti ve üniversite yıllarında psikoloji, tiyatro ve müzik üzerine yoğunlaştı. Bu dönemde deneysel cazın önemli perküsyoncularından Milford Graves ile perküsyon, ünlü caz vokalisti Sheila Jordan ile caz vokal üzerine çalışma fırsatı buldu. Jordan ile aynı sahnede şarkı da söyledi.  

Tuğçe’nin kariyerinin dikkat çekici özelliklerinden biri müzik ile akademiyi uzun yıllar paralel biçimde sürdürmesidir. Kültürel psikoloji alanında doktorasını tamamladıktan sonra University of West Georgia’da psikoloji alanında akademisyen olarak çalıştı; bilimsel makaleler yayımladı, konferanslara katıldı ve akademik organizasyonlarda görev aldı. Daha sonra akademik çalışmalarını sürdürürken müzik kariyerine daha fazla ağırlık verdi.  

Santiago Ferreira ise Paraguay’ın başkenti Asunción’da doğdu. Müziğe yaklaşık 12 yaşında şarkı yazarak başladı. Uruguaylı müzisyen Horacio Cordeiro’dan caz gitar ve müzik teorisi eğitimi aldı; Paraguay’daki IPAC’ta ses teknolojisi üzerine çalıştı. Daha sonra Kansas Üniversitesi Konservatuvarı’nda klasik Batı müziği, caz ve elektronik müzik kompozisyonu alanlarında eğitim gördü.

Santi aynı zamanda bir bilgisayar mühendisidir. Elektronik müziğe ilgisi de oldukça erken yaşlarda, bilgisayar üzerinde müzik yazmaya başlamasıyla gelişti. Müzik teknolojisi, elektronik kompozisyon ve bilgisayar programcılığını bir araya getiren bu geçmiş, Santi & Tuğçe’nin elektronik prodüksiyonlarının teknik tarafında önemli rol oynadı.  

İkilinin yolları ABD’de Kansas Üniversitesi’nde kesişti. Santi, Tuğçe’nin üst kat komşusuydu. Ortak bir arkadaşlarının onları tanıştırmasının ardından müzik üzerine konuşmaya başladılar. Santi, Tuğçe’nin caz vokaline olan ilgisini öğrenince onu Jazzhaus adlı mekândaki bir open mic gecesine davet etti. Birlikte hazırladıkları dört şarkının gördüğü ilgi üzerine başka etkinliklerde de birlikte sahne almaya başladılar ve zaman içerisinde Santi & Tuğçe’nin temelleri oluştu.  

İki sanatçının farklı coğrafyalardan gelmesi, projenin müzikal karakterinin temel unsurlarından biri oldu. Santi’nin Paraguay ve Latin Amerika kültüründen getirdiği ritimler ile Tuğçe’nin Anadolu, Balkan ve Türk müziğinden taşıdığı melodik birikim; ikisinin caz ve Batı müziği eğitimleri ve elektronik prodüksiyonla birleşti. İkilinin müziğinde Paraguay arpı, Afro-Latin ritimleri, Orta Doğu perküsyonları ve Anadolu melodileri gibi farklı kaynakların izlerini duymak mümkündür.  

Santi & Tuğçe’nin ilk döneminin önemli çalışmalarından biri “Ciclico” oldu. İkilinin uluslararası dinleyiciler tarafından keşfedilmesini sağlayan proje, internet üzerinden farklı ülkelere yayılarak sonraki çalışmalarının önünü açtı. Ardından Anadolu ve Balkan ezgilerini Latin Amerika ritimleri ve tango enstrümantasyonuyla buluşturan “Songs for Another Day” geldi.  

Sonraki projelerinden “Songs for My Grandmother”, ikilinin Anadolu müziğiyle kurduğu ilişkinin dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Eski Türkçe eserler ve farklı kültürel referanslar, elektronik prodüksiyon ve alışılmadık enstrümantasyonlarla yeniden yorumlandı.  

Santi & Tuğçe’nin en çok tanınan çalışmalarından biri “Yıldızların Altında” yorumudur. İkilinin elektronik dünya müziği yaklaşımını Türkçe repertuvarla buluşturan eser, daha sonra farklı remixlerle de yayımlandı ve dijital platformlarda grubun öne çıkan kayıtlarından biri haline geldi.  

İkilinin uluslararası ölçekte en fazla öne çıkan parçalarından biri ise “Paloma” oldu. Parçanın orijinal versiyonunun yanı sıra farklı prodüktörler tarafından hazırlanan remixleri yayımlandı. Özellikle “Paloma (Psychedelic Mix)” ve Kermesse remixi dijital platformlarda geniş dinleyici kitlesine ulaştı.  

Santi & Tuğçe repertuvarında ayrıca “Before the Storm”, “Alegría”, “Se Va, Se Va”, “Respira”, “Hikâye”, “İstanbul’a”, “Gelincik”, “Terminal Caribe” ve “Aşkibi” gibi çalışmalar bulunuyor. Spotify’da güncel olarak “Before the Storm”, “Alegría”, “Paloma” ve “Se Va, Se Va” ikilinin öne çıkan parçaları arasında yer alıyor.  

“Alegría”, Alman trompetçi ve elektronik müzik sanatçısı JPattersson ile gerçekleştirilen çalışmalarından biridir. “Paloma”da ise MiRET ve Tuğçe Kurtiş imzaları bulunur. Bu iş birlikleri, Santi & Tuğçe’nin elektronik müzik içerisindeki kolektif üretim anlayışının örnekleridir.

İkilinin müziği yalnızca albüm ve konserlerle sınırlı kalmadı. Eserleri çeşitli dizi, film, moda ve reklam projelerinde kullanıldı. “Alegría” HBO yapımı Stalk dizisinde, “Paloma Psychedelic Mix” Netflix’in Kimler Geldi Kimler Geçti dizisinde, “Se Va, Se Va” ise aynı dizinin ikinci sezonunda yer aldı. “Yıldızların Altında” Aslıhan Ünaldı’nın Afloat filminde kullanıldı.  

Santi & Tuğçe’nin müzikleri moda dünyasında da karşılık buldu. Armani defilelerinde “The One”, “Before the Storm”, “Haiku”, “Punto Cero” ve “Kitty’s Lullaby” gibi parçaları kullanıldı. İkili ayrıca Dior’un Bodrum etkinliği, Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul ve Mango’nun İstanbul etkinliği gibi organizasyonlarda canlı performanslar gerçekleştirdi.  

İkilinin önemli albümlerinden “The Marvelous Real”, gerçek ile kurgu arasındaki sınırları ve hikâye anlatımını merkeze alan bir çalışma oldu. Albümde Tuğçe’nin vokalleri ile Santi’nin elektronik prodüksiyonları, Anadolu’dan Latin Amerika’ya ve farklı dünya müziklerine uzanan etkilerle birleşti.  

Sonraki yıllarda üretimlerini “Nuestra Tierra”, “The Witching Hour”, “Terminal Caribe” gibi projeler ve çok sayıda single ile sürdüren Santi & Tuğçe, 2025 yılında “Wild Tales” adlı dört parçalık yeni projelerini yayımladı. Wild Tales, doğadan aldığı imgeleri Türkçe sözler ve groove ağırlıklı elektronik düzenlemelerle bir araya getiriyor.  

Yakın dönem çalışmalarında “Yana Yana”, “Kuğularla”, “Haiku Revisited” ve “Nuestra Tierra” gibi parçalar da bulunuyor. Böylece ikili, ilk dönemlerindeki downtempo ve dünya müziği yaklaşımını korurken repertuvarını yeni elektronik prodüksiyonlarla genişletmeye devam ediyor.  

Santi & Tuğçe’nin kariyerinin en güçlü taraflarından biri uluslararası canlı performanslarıdır. İkili bugüne kadar 30’dan fazla ülkede sahne aldı. Almanya’daki Fusion Festival ve Nation of Gondwana, Kosta Rika’daki Envision Festival, Tayland’daki Wonderfruit, Polonya’daki Garbicz ve Portekiz’deki Goat Community Festival performans gerçekleştirdikleri uluslararası etkinlikler arasında bulunuyor.  

Berlin’de Kater Blau ve Festsaal Kreuzberg, Paris’te Cabaret Sauvage, Zürih’te Moods gibi mekânların yanı sıra Türkiye’de Zorlu PSM ve KüçükÇiftlik Park gibi sahnelerde de konser verdiler. Performanslarını yalnızca DJ set formatında değil; duo, trio veya konuk müzisyenlerin katıldığı canlı grup formatında da gerçekleştirebiliyorlar.  

Santi & Tuğçe’nin müziğini klasik elektronik müzikten ayıran temel özellik, dans pistine yönelik ritimleri hikâye anlatımı ve canlı müzisyenlikle birleştirmeleridir. Elektronik beatlerin üzerine akustik enstrümanlar, perküsyonlar, farklı dillerde vokaller ve dünya müziğinden melodiler eklenir. İkili kendi müziklerini de farklı kültürlerin bir araya geldiği sürekli değişen bir “mozaik” olarak tanımlamaktadır.  

Tuğçe Kurtiş’in Türkçe başta olmak üzere farklı dillerde şarkı söylemesi, Santi’nin ise kompozisyon ve elektronik prodüksiyon alanındaki eğitimi projenin iki temel ayağını oluşturuyor. Tuğçe şarkı yazımı ve prodüksiyon süreçlerine de katılırken Santi’nin müzik teknolojisi geçmişi ikilinin ayrıntılı elektronik düzenlemelerinde belirgin biçimde hissediliyor.  

Günümüzde Berlin merkezli çalışmalarını sürdüren Santi & Tuğçe, Paraguay’dan İstanbul’a, Anadolu ve Balkanlar’dan Latin Amerika’ya uzanan müzikal etkileri downtempo, organic house, electronica, caz ve dünya müziği içerisinde buluşturan uluslararası bir elektronik müzik projesidir. “Paloma”, “Before the Storm”, “Alegría”, “Se Va, Se Va”, “Yıldızların Altında”, “Hikâye” ve “Respira” gibi parçaları, çok kültürlü albümleri ve 30’dan fazla ülkedeki canlı performanslarıyla Türkiye bağlantılı elektronik müzik projeleri arasında uluslararası ölçekte dikkat çeken isimlerden biri haline gelmiştir.  

Discover Similar Artists